The Guardian: Transatlantik düzen artık geri dönmeyecek
The Guardian yazarı Patrick Wintour, ABD’nin değişken politikaları nedeniyle Transatlantik düzenin sarsıldığını ve yeni, parçalı bir dönemin başladığını yazdı.
İngiliz The Guardian gazetesinde yayımlanan analizinde Patrick Wintour, ABD Başkanı Donald Trump’ın öngörülemez dış politikasının küresel ittifakları dönüştürdüğünü yazdı. Wintour’a göre Washington’ın güvenlik ve siyasi taahhütlerine duyulan güvenin azalması, orta ölçekli güçlerle geleneksel ABD müttefiklerini alternatif arayışlara itiyor.
Analizde, ülkelerin mevcut sisteme tamamen meydan okumak yerine diplomatik, askeri ve ticari bağlantılar üzerinden yeni bir uluslararası düzen kurmaya yöneldiği ifade edildi. Wintour ayrıca Trump’ın kasım ayındaki ara seçimlerde siyasi kayıp yaşaması halinde bile dış politikada geri adım atmayabileceğini, aksine daha sert ve hızlı hamlelere yönelebileceğini aktardı. Eski ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton ve eski İngiltere Dışişleri Bakanı David Lammy’nin de bu yönde beklenti taşıdığı belirtildi.
Avrupa Dış İlişkiler Konseyi Direktörü Mark Leonard’a göre ülkelerin önceliği artık ABD’nin büyük stratejisiyle uyum sağlamak değil, Washington’ın desteği olmadan güvenliklerini nasıl koruyabileceklerini güvence altına almak. Bu değişim, küresel güç dengelerindeki belirgin dönüşümün işareti olarak değerlendiriliyor.
Wintour, ABD’nin bulunmadığı BRICS ve Şanghay İşbirliği Örgütü gibi yapıların ağırlık kazandığına da dikkat çekti. Hintli yorumcu Navroop Singh, BRICS’in hedefinin doları bir gecede ortadan kaldırmak olmadığını, petrol, doğal gaz, tarım ürünleri ve kritik mineraller gibi stratejik alanlardaki ticaret için ABD’nin sınır ötesi denetiminden bağımsız alternatif kanallar oluşturmak olduğunu söyledi.
Analize göre Orta Doğu’daki güvenlik dengeleri de aynı süreçten etkileniyor. Wintour, 7 Ağustos’ta Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalandığı belirtilen Mekke Anlaşması’nı, bölge ülkelerinin ABD askeri şemsiyesine bağımlılığı azaltma arayışının bir örneği olarak değerlendirdi.
Quincy Enstitüsü’nden Trita Parsi, Körfez ülkelerinin ABD güvenlik sistemine duyduğu güvenin zayıfladığını savundu. Parsi’ye göre bölgedeki ABD üsleri, caydırıcılık sağlamak yerine bazı ülkeler açısından hedef olma riskini artıran unsurlara dönüşmüş durumda. Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Macid el-Ensari de Körfez ülkelerinin yalnızca Washington’a veya diğer uluslararası ittifaklara güvenemeyeceğini, güvenlik alanında kendi kendine yeterliliğin zorunlu hale geldiğini belirtti.
Asya’da da benzer bir tedirginlik yaşandığı kaydedildi. Trump yönetiminin Güney Kore ile askeri tatbikatları maliyet gerekçesiyle ve Kuzey Kore’yle ilişkileri geliştirme amacıyla aniden azaltması, bölgedeki müttefikler açısından soru işaretleri doğurdu. Wintour, oluşan belirsizliğin Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’e Çin’i Güney Kore ve Asya için daha güvenilir bir ortak olarak sunma fırsatı verdiğini aktardı.
Patrick Wintour, bazı çevrelerin eski düzenin yeniden kurulabileceğini düşünmesine rağmen küresel sistemde kalıcı bir kırılma yaşandığı görüşünde. Analizin sonucuna göre bir kez sarsılan ülkeler sonraki krizlerde daha temkinli davranıyor. Bu nedenle Transatlantik düzenin eski biçimiyle geri dönmesi beklenmiyor; bunun yerine daha parçalı, daha az öngörülebilir ve farklı güvenlik ortaklıklarının öne çıktığı yeni bir dönem şekilleniyor.




