Danıştay, Valinin İdari Yetkilerini Netleştirdi

Danıştay, valinin il idare şube başkanları üzerindeki yetkilerini belirleyerek, hukuka uygunluk konusunda önemli bir karar aldı.

Danıştay 2. Dairesi, Düzce ilinde aile hekimi olarak görev yapan bir davacının, aile hekimliği sözleşmesinin feshedilmesi ve bir yıl süreyle aile hekimi olamayacağına dair Düzce Valiliği tarafından alınan kararın iptali talebiyle açtığı davayı karara bağladı.

Daire, illerde merkezi idare adına irade açıklama yetkisinin yalnızca valiye ait olduğunu belirterek, il sağlık müdürü imzasıyla düzenlenen işlemin yetki açısından hukuka uygun olmadığını hükme bağladı.

5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’na göre, illerin yönetimi vali tarafından yürütülmekte ve bakanlıkların ildeki teşkilatları, vali aracılığıyla işleyişlerini sürdürmektedir. Kanunun 3. maddesi, illerin idaresinin yetki genişliği esasına dayandığını, 4. maddesi ise il genel idaresinin başının vali olduğunu belirtmektedir. Valinin, ildeki devlet tüzel kişiliğinin temsilcisi olduğu ve devlet adına her türlü işlemi yapma yetkisine sahip olduğu vurgulanmaktadır.

İl idare şube başkanları, valinin emri altında çalışmakta olup, kendi görev alanlarına giren konularda işlem ve kararları hazırlayıp valiye sunmakla yükümlüdür. Ancak, doğrudan işlem yapma yetkileri bulunmamaktadır. İl sağlık müdürü de bu yapı içerisinde, Sağlık Bakanlığı’nın ildeki teşkilatının başında yer almakta ve il idare şube başkanı olarak görev yapmaktadır.

Dava sürecinde, davacının aile hekimliği sözleşmesinin feshedilmesi ve bir yıl süreyle aile hekimi olamayacağına dair işlemin hukuka aykırı olduğu, dolayısıyla iptal edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. İlk derece mahkemesi, davacının naklen atamasının iptal edilmesi nedeniyle, sözleşmesinin feshedilmesine dair işlemin hukuka uygun olmadığına karar vermiştir. Bölge İdare Mahkemesi ise bu kararı onaylayarak, davalı idarenin temyiz talebini reddetmiştir.

Danıştay, yapılan temyiz başvurusunu değerlendirerek, Bölge İdare Mahkemesi’nin kararında hukuka aykırılık bulunmadığına hükmetti. Bu bağlamda, valinin ildeki idari yetkilerinin kapsamı bir kez daha netlik kazanmış oldu.

Karar, 01 Ekim 2025 tarihinde oybirliğiyle alınmış olup, temyiz giderlerinin davalı idare üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu