Açlıktan Ölen İnsanlar ve Rızık Üzerine Düşünceler
Açlıktan ölen insanların sayısı ve rızık kavramı üzerine derin bir bakış.
Kur’an’a göre her canlının rızkı Allah’a aittir. Ancak bu durum, açlıktan ölen insanların varlığı ile çelişiyor. Kur’an’da açlık, kıtlık ve bu sebeplerle ölüm tehlikesi hakkında birçok ayet bulunmaktadır. Eğer Allah, tüm canlılara ölmeyecekleri kadar rızık vereceğini taahhüt etmiş olsaydı, bu çelişki ortaya çıkmazdı.
Her yıl, çoğunluğu Afrika’da olmak üzere milyonlarca insan açlık nedeniyle hayatını kaybetmektedir. Bu durum, Allah’ın rızık verme vaadi ile çelişiyor gibi görünmektedir. Bazı yorumcular, bu çelişkiyi gidermek için açlık ve kıtlıkların insan kaynaklı olduğunu, yani zalimlerin zulmü nedeniyle meydana geldiğini savunuyor. Ancak bu açıklama, sorunun özünü çözmüyor. Burada asıl soru, “Açlık sebebiyle ölüm var mıdır?” sorusudur.
Kur’an’da yer alan Hud Suresi’nin 6. ayeti, “Yeryüzündeki her canlının rızkı Allah’tandır” ifadesini taşır. Bu ayet, Allah’ın her canlıya rızık verdiğini belirtirken, açlık ve kıtlık durumlarının da var olduğunu kabul eder. Müfessir Mücâhid, bu ayeti yorumlarken, “Canlılara gelen her rızık Allah’tandır. Bazen de Allah onlara rızık göndermeyebilir ve bu durumda açlıktan ölebilirler” demiştir. Bu yorum, açlık ve kıtlık olgularının gerçekliğini kabul ederken, rızkın kaynağının yalnızca Allah olduğunu vurgular.
Kur’an, açlık ve kıtlık durumlarını gerçek bir olgu olarak kabul eder. Örneğin, Hz. Yusuf döneminde Mısır’da yıllarca süren bir kıtlık yaşanmıştır. Ayrıca, insanların açlıkla sınanacağı ve bu durumda haram olan yiyeceklerin bile yenilebileceği belirtilmektedir. Eğer “alallâhi rizkuhâ” ifadesi, “Canlıların rızıklarını ölmeyecekleri kadar vermeyi Allah üstlenmiştir” anlamında olsaydı, Kur’an’ın açlık ve kıtlık konularına değinmemesi gerekirdi.
Kur’an’ın rızık anlayışı, rızkı yaratanın ve ulaştıranın Allah olduğunu belirtir. Rızkın temininde çeşitli vesileler olabilir, ancak nihai olarak Rezzâk olan Allah’tır. Bu nedenle insanlar, rızkı Allah’tan istemeli, ancak bu durum onları tembelliğe sevk etmemelidir. Kul, elinden geleni yapmalı ve Allah dilediği şekilde rızkı yaratıp göndermelidir.
Sonuç olarak, Allah rızkı eşit olarak dağıtmaz; kimine bol, kimine az verir. Bu dağılımın arkasında bir hikmet ve denge vardır. İnsanlar, bol rızık verilenlere haset etmemeli ve Allah’a karşı sabırlı olmalıdır. Bazen Allah, imtihan veya dünyevi bir ceza olarak rızkı kesebilir. Bu tür durumlar, kıtlık ve açlık gibi olguların ortaya çıkmasına neden olabilir.
Rezzâk-ı Hakîm’i hakkıyla görebilenlerden olabilmek dileğiyle.




