Maden Sahalarında Rehabilitasyon İçin Yeni Denetim Dönemi
Maden sahalarında rehabilitasyon için yeni dönem başladı. Ruhsat sahiplerinin sorumluluğu genişletilirken çalışmalar mali güvence ve düzenli denetimle izlenecek.
Madencilik faaliyetleri nedeniyle doğal yapısı bozulan alanların yeniden kazanılması amacıyla yürütülen çalışmalarda yeni bir uygulama dönemine geçildi. Maden sahalarında rehabilitasyon artık yalnızca çevresel bir sorumluluk olarak değil, mali güvence ve kapsamlı denetim mekanizmalarıyla birlikte ele alınıyor.
Yeni düzenlemeye göre rehabilitasyon faaliyetleri işletmeyle eş zamanlı başlayacak, üretim boyunca sürdürülecek ve maden faaliyetinin sona ermesinin ardından tamamlanacak. Bu süreç sonuçlanmadan ruhsat sahibinin yükümlülüğü sona ermeyecek.
13 bin 584 hektarlık alan yeniden doğaya kazandırıldı
Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından 2022’de başlatılan TÜRMES Projesi kapsamında, Türkiye genelinde rehabilite edilen sahalar kayıt altına alındı. Çalışma kapsamında 56 ilde bulunan 217 rehabilite edilmiş alan incelendi.
İncelemeler sonucunda toplam 13 bin 584 hektarlık alanın rehabilite edildiği belirlendi. Bu sahalarda doğaya yeniden kazandırma çalışmaları kapsamında 25 milyon 251 bin 884 ağaç ve bitki dikildi. Orman Genel Müdürlüğü verilerine göre ise 2014-2025 yılları arasında yaklaşık 6 bin 334 hektarlık maden sahasında rehabilitasyon çalışması yürütüldü.
Rehabilitasyon bedeli mali güvence sağlayacak
Geçen yıl Maden Kanunu’nda yapılan değişiklikle, işletme ruhsatı sahiplerinin rehabilitasyon bedeli ödeme yükümlülüğü güçlendirildi. Bu yıl yürürlüğe giren Maden Sahalarında Rehabilitasyon Yönetmeliği ile bedellerin tahsil edilmesi, değerlendirilmesi ve gerektiğinde iade edilmesine ilişkin kurallar belirlendi. Yönetmelik ayrıca uygulama ve denetim süreçlerini de düzenliyor.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Abdullah Tancan, ruhsat sahiplerinin sorumluluğunun rehabilitasyon tamamlanıncaya kadar devam ettiğini belirtti. Tancan, rehabilitasyon bedellerinin ayrı hesaplarda tutulup nemalandırıldığını, ayrılan kaynağın yetersiz kalması halinde oluşacak farkın ise ruhsat sahibi tarafından karşılanacağını ifade etti.
Tancan, maden sahalarında rehabilitasyon süreci tamamlanmadan ruhsat sahibinin sorumluluğunun bitmediğini belirterek, ruhsat hukukunun sona erdirilmesi sırasında rehabilitasyon projesindeki yükümlülüklerin yerine getirilip getirilmediğinin kontrol edildiğini söyledi.
Maden işletmelerine risk esaslı denetim
Maden işletmelerinin risk seviyelerine göre düzenli biçimde denetlendiğini aktaran Tancan, düşük riskli işletmelerin en az dört yılda bir, riskli işletmelerin en az iki yılda bir, çok riskli işletmelerin ise yılda en az bir kez kontrol edildiğini bildirdi.
Hayati tehlike tespit edilen işletmelerde faaliyetlerin durdurulabildiğini belirten Tancan, maden sektörünün iş sağlığı ve güvenliği ile çevresel etkiler açısından farklı kamu kurumlarının denetimine tabi olduğunu kaydetti. Riskleri azaltmak amacıyla yapay zeka ve dijital teknolojilerden de yararlanıldığı ifade edildi.




