Fidan: Mekke İttifakı Suudi Arabistan’ı destekleyecek
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mekke İttifakı kapsamında Suudi Arabistan’ın teknik askeri ihtiyaçlarının karşılanabileceğini ve ittifakın genişleyeceğini açıkladı.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Husilerin Suudi Arabistan’a yönelik saldırılarının ardından Riyad’ın özellikle teknik alanlarda askeri ihtiyaçlarının oluşabileceğini belirterek, Türkiye’nin bu ihtiyaçların karşılanması konusunda sorun yaşamayacağını söyledi. Fidan, NTV yayınında bölgesel gelişmelerden Gazze’ye, Suriye’den Rusya-Ukrayna Savaşı’na kadar çok sayıda başlıkta değerlendirmelerde bulundu.
Suudi Arabistan’ın toprak bütünlüğü, egemenliği ve altyapısına yönelik saldırıların ciddi boyuta ulaştığını kaydeden Fidan, Türkiye’nin taraf olduğu anlaşmalar çerçevesinde müttefiklik sorumluluğuna sahip olduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzalanan anlaşmalara bağlı bir lider olduğunu vurgulayan Fidan, Mekke İttifakı üyeleri olarak gelişmeleri yakından izlediklerini ve kamuoyuna yansımayan temaslar yürüttüklerini aktardı.
Suudi Arabistan’ın ABD ile İran arasındaki çatışmanın içine çekilmemesi gerektiğini belirten Fidan, Riyad’ın da böyle bir denkleme dahil olma arayışında olmadığını söyledi. Suudi Arabistan’ın ihtiyaç duyabileceği teknik askeri desteğin karşılanabileceğini dile getiren Fidan, “Bunu karşılama yönünde de bir sıkıntımız olmaz” dedi.
Mekke İttifakı için kurumsallaşma hazırlığı
Mekke İttifakı’nın sekretarya ve askeri karargah yapısının oluşturulmasına yönelik çalışmaların büyük ölçüde tamamlandığını bildiren Fidan, sıradaki aşamanın personel görevlendirmeleriyle karargahın faaliyete geçirilmesi olduğunu söyledi. İttifakın diğer bölge ülkelerinin katılımına açık olması gerektiğini belirten Fidan, hedeflerinin mümkün olduğunca fazla ülkenin ortak bir savunma alanında buluşması olduğunu kaydetti.
İttifakın yalnızca kâğıt üzerinde kaldığı yönündeki yorumları reddeden Fidan, bu değerlendirmeleri itibarsızlaştırma ve dezenformasyon çabalarının bir sonucu olarak niteledi. Anlaşmanın imzalanmasının üzerinden kısa süre geçmesine rağmen hızlı adımlar atıldığını belirten Fidan, Mekke İttifakı’nın gelecekte “oyun değiştirici” bir platform olacağını savundu.
Babülmendep Boğazı’ndaki gerilimin sona erdirilmesi için çeşitli girişimlerin sürdüğünü belirten Fidan, sonuç alınabilmesi için önerilerin taraflarca kabul edilmesi gerektiğini söyledi. ABD ile İran arasındaki müzakerelerde son aylarda tıkanıklık yaşandığını aktaran Fidan, yeni tekliflerin bulunduğunu, ancak krizin ekonomik etkilerinin artık tolere edilebilir sınırları aştığını ifade etti.
Netanyahu’nun açıklamalarına tepki
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Türkiye karşıtı açıklamalarını da değerlendiren Fidan, Netanyahu’nun iç politikadaki konumunu güçlendirmek ve kendisini vazgeçilmez göstermek amacıyla bu tür bir söyleme başvurduğunu söyledi. Türkiye’nin İsrail’in askeri iş birliklerini ve bölgedeki tutumunu yakından takip ettiğini belirten Fidan, İsrail’in barış, saygı ve iş birliğine dayalı bir politika benimsememesi halinde yalnızlaşacağını ve bunun bedelini bölgeyle birlikte ödeyeceğini dile getirdi.
Netanyahu’nun Suriye’deki sorunları kalıcı hale getirerek İsrail toplumu açısından önemini artırmaya çalıştığını öne süren Fidan, Türkiye’nin provokasyonlarla yönlendirilebilecek bir ülke olmadığını vurguladı. İsrail’in yalnızca bölge için değil, dünya açısından da tehdit oluşturduğunu belirten Fidan, gerekli karşılığın verileceğini söyledi.
Gazze’de barış planının ilk aşamasından ikinci aşamasına geçilemediğini belirten Fidan, Hamas’ın ilk aşamadaki yükümlülüklerini yerine getirdiğini, ancak İsrail’in yeni talepler ileri sürdüğünü kaydetti. İsrail’in anlaşmaya bağlı hareket etmemesinin temel sorun olduğunu ifade eden Fidan, uluslararası toplumun ve sürece dahil ülkelerin bu tıkanıklığı aşmak için daha fazla çaba göstermesi gerektiğini söyledi.
Gazze’ye gönderilen insani yardımların yeterli miktar ve hızda ulaşmadığını belirten Fidan, İsrail’in barınma, prefabrik yapı ve inşaat malzemelerinin girişine izin vermediğini aktardı. İsrail’in Gazze’de saldırılarını sürdürdüğünü, Batı Şeria’da ise yerleşimci şiddetinin arttığını ifade etti.
Suriye ve Karadeniz gündemi
Suriye ziyaretine ilişkin bilgi veren Fidan, yeni yönetimle ele alınması gereken çok sayıda konu bulunduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın mesajlarını Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’ya ilettiğini belirten Fidan, görüşmelerde bölgesel istikrar, güvenlik riskleri, entegrasyon ve terörle mücadelenin değerlendirildiğini aktardı.
Suriye’de tarafların kontrollü bir ilerleme konusunda irade gösterdiğini belirten Fidan, açıklamaları olumlu karşıladıklarını ancak siyasi beyanların somut adımlarla desteklenmesi gerektiğini ifade etti.
Rusya ve Ukrayna arasındaki savaşın zamanla klasik çatışmadan yıpratma ve yok etme savaşına dönüştüğünü belirten Fidan, enerji, ulaşım, ticaret, limanlar ve deniz trafiğinin giderek daha fazla hedef alındığını söyledi. Türkiye’nin her iki tarafa da Karadeniz’deki saldırıların sınırlandırılması konusunda öneri sunduğunu aktaran Fidan, yanıtlar doğrultusunda çalışmaları sürdürdüklerini kaydetti.
Önceliğin tahılın Karadeniz üzerinden çıkarılması olduğunu belirten Fidan, bunun hem Rusya hem de Ukrayna açısından ekonomik önem taşıdığını ifade etti.
Ege, S-400 ve Terörsüz Türkiye süreci
Yunanistan’daki Türkiye karşıtı söylemlerin seçim atmosferi nedeniyle bir süre daha devam edebileceğini belirten Fidan, iki ülkenin sorunların çözümü ve karşılıklı sürpriz adımlardan kaçınılması konusunda anlayış birliğine sahip olduğunu söyledi. Türk Silahlı Kuvvetleri ve Sahil Güvenlik birimlerinin gelişmeleri hassasiyetle izlediğini belirten Fidan, Ege’de maceracı veya irrasyonel adımlar atılmaması gerektiğini vurguladı.
Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilerde CAATSA yaptırımlarının, özellikle Savunma Sanayii Başkanlığı açısından sorun oluşturduğunu belirten Fidan, yaptırımların kaldırılması için çalıştıklarını söyledi. S-400 meselesinin çözümü konusunda yaratıcı fikirlerin bulunduğunu aktaran Fidan, bunların karşılıklı iyi niyetle hayata geçirilmesi halinde olumlu sonuç alınabileceğini ifade etti.
Diyarbakır ziyaretinde Terörsüz Türkiye hedefinin toplumda güçlü bir karşılık bulduğunu gördüğünü belirten Fidan, sivil toplum temsilcileriyle yaptığı görüşmelerde Kürt kimliğinin önündeki engellerin kaldırılmasına yönelik adımlardan duyulan memnuniyeti dinlediğini söyledi.
Terör örgütünün Mayıs 2025’te fesih ve silahlı mücadeleyi bırakma kararı açıkladığını hatırlatan Fidan, buna rağmen silahların bırakılması konusunda henüz somut adımlar atılmadığını kaydetti. Sürecin ilerlemesi için bazı mekanizmaların devreye alınması gerektiğini belirten Fidan, hızlı hareket edilmesi gerektiğini ancak dikkatli olunmasının da önem taşıdığını söyledi. Suriye ve Irak yönetimlerinin kendi silahlı kuvvetleri dışında silahlı gruplara izin vermeme konusunda kararlı olduğunu aktaran Fidan, örgütün bu süreci değerlendirmesi halinde sorunun kalıcı biçimde gündemden çıkarılabileceğini dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler 81’inci Genel Kurulu’nda kapsamlı ve vizyoner bir konuşma yapacağını belirten Fidan, konuşmada insanlık temelindeki çözüm önerilerinin yanı sıra yapay zekânın gelecekte oluşturabileceği risklere karşı ortak hareket edilmesi gerektiği mesajının verileceğini söyledi.
Yapay zekânın yalnızca teknolojik rekabet alanı olmadığını vurgulayan Fidan, bu konunun ulusal güvenlik ve devletlerin varlığıyla doğrudan ilişkili hale geldiğini ifade etti. ABD ve Çin’in yeni döneme hazırlık yaptığını belirten Fidan, Türkiye’nin de bölge ülkeleriyle birlikte büyük veri merkezleri kurarak bu alanda kapsamlı bir seferberlik başlatması gerektiğini kaydetti.




