Erdoğan Analizi: Yunan Medyası Atina’yı Muhatap Almıyor
Yunan medyasındaki Erdoğan analizi, Türkiye’nin artan stratejik ağırlığına dikkat çekerken Atina’nın diplomatik etkisini kaybettiğini savunuyor.
Yunanistan’da yayımlanan bir analiz, Türkiye’nin değişen küresel dengeler içinde kazandığı stratejik ağırlığı ve Atina’nın bu süreçte gerileyen etkisini ele aldı. Ta Nea gazetesinde Demokritos Üniversitesi Uluslararası Politika Profesörü Sotiris Serbos’un imzasıyla yayımlanan değerlendirmede, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ABD ve Avrupa’nın önde gelen ülkeleriyle doğrudan temas kurduğu, Yunanistan’ı ise aynı düzeyde bir muhatap olarak görmediği savunuldu.
Analizde, Ukrayna savaşı ile Orta Doğu’daki gelişmelerin Türkiye’nin Batı açısından önemini artırdığı belirtildi. Türkiye’nin savunma, enerji, güvenlik ve diplomasi alanlarındaki bölgesel rolünün güçlendiğine dikkat çekilirken Ankara’nın yeni stratejik dengelerin belirlenmesinde etkili bir aktör hâline geldiği ifade edildi.
Türkiye’nin artan stratejik ağırlığı
Serbos, Batı ile Türkiye arasında yeni bir stratejik yapılanmanın oluştuğunu öne sürdü. Bu süreçte Yunanistan’ın karar alma mekanizmalarının dışında kaldığını savunan Yunan akademisyen, Atina’nın gelişmeleri belirleyen değil, izleyen bir konuma sürüklendiği değerlendirmesinde bulundu.
Yazıda, büyük güçlerin Ankara’dan bölgesel hedeflerinden vazgeçmesini talep etmediği, buna karşılık Yunanistan’ın Batı’nın Türkiye politikasını şekillendirme kapasitesine sahip olmadığı ileri sürüldü. Erdoğan’ın meseleleri doğrudan Washington ve Avrupa’nın güçlü başkentleriyle görüştüğü, Atina’yı ise eşit ağırlığa sahip bir aktör olarak değerlendirmediği iddia edildi.
Analizde, uluslararası sistemde etkili ülkeler ile etkisi sınırlı aktörler arasındaki fark, bir tarafa ne yapması gerektiğinin söylenmesi, diğer tarafa ise ne yapılması gerektiğinin sorulması üzerinden anlatıldı.
Atina’nın gerilim politikalarına eleştiri
Yunanistan’ın Türkiye’ye karşı askerî yığınak, silahlanma ve dış güçlere dayanma politikasının diplomatik hareket alanını daralttığı öne sürüldü. Ege adalarının silahlandırılması, Türkiye karşıtı bölgesel ittifak arayışları ve savaş ihtimalini gündeme getiren açıklamalar, Ankara’daki güven sorununu artıran gelişmeler arasında sıralandı.
Atina’nın diyalog yerine gerilimi yükselten adımlara yönelmesinin, Türkiye’nin doğrudan büyük güçlerle muhataplık kurmasını kolaylaştırdığı görüşüne yer verildi. Bu yaklaşımın Yunanistan’ı bölgesel gelişmelerde daha etkisiz bir konuma ittiği belirtildi.
Yunanistan’a aktif politika çağrısı
Serbos, Atina’nın katı ve edilgen tutumunu sürdürmesi hâlinde koşulların başka ülkeler tarafından belirlenebileceği uyarısında bulundu. Yunanistan’ın müzakereleri ertelemek yerine aktif, gerçekçi ve öngörülü bir dış politika geliştirmesi gerektiğini savunan akademisyen, gecikmenin ülke açısından risk oluşturduğunu ifade etti.
Yunan basınındaki bu Erdoğan analizi, Türkiye’nin bölgesel ve küresel meselelerde artan diplomatik ağırlığının Atina’da da tartışıldığını gösterdi. Analizde, Yunanistan’ın Ankara ile daha dengeli ilişkiler kurabilmesi için gerilimi artıran söylemler yerine karşılıklı saygı ve diyaloga dayalı bir yaklaşım benimsemesi gerektiği değerlendirildi.




