Deniz Seviyesinin Yükselmesi 5 Ülkeyi Tehdit Ediyor

Deniz seviyesinin yükselmesi, Tuvalu, Kiribati, Maldivler, Marshall Adaları ve Vanuatu’da göç, yapay ada ve iç bölgelere taşınma planlarını gündeme getirdi.

Deniz seviyesinin yükselmesi, Pasifik ve Hint Okyanusu’ndaki alçak rakımlı ada ülkeleri için kıyı kaybının ötesinde, nüfusun geleceği ve devletlerin varlığını sürdürmesiyle ilgili ciddi bir sorun oluşturuyor. Tuvalu, Kiribati, Marshall Adaları, Maldivler ve Vanuatu, iklim değişikliğinin etkilerine karşı farklı önlemler geliştiriyor.

Bu ülkelerin bir bölümü vatandaşlarının başka ülkelere yerleşebilmesi için anlaşmalar yaparken, diğerleri kendi sınırları içinde daha yüksek ve güvenli yaşam alanları oluşturmayı hedefliyor. Deniz seviyesindeki artış; kıyı erozyonu, tatlı su kaynaklarının tuzlanması ve yerleşim alanlarının daralması gibi riskleri beraberinde getiriyor.

Göç ve yeni yerleşim arayışları

Büyük Okyanus’taki Tuvalu’nun ortalama yüksekliği deniz seviyesinden yaklaşık iki metre. Ülke, vatandaşlarının geleceğini güvence altına almak amacıyla Avustralya ile Falepili Anlaşması’nı imzaladı. Düzenleme, Tuvalu vatandaşlarına Avustralya’da daimi ikamet ve çalışma hakkı tanıyor. Böylece iklim koşullarının yaşam alanlarını daha fazla tehdit etmesi durumunda kademeli göç için resmi bir yol oluşturulmuş oldu.

33 mercan adasından meydana gelen Kiribati’de ise yükselen suların yanı sıra tatlı su kaynaklarının tuzlanması ve kıyıların aşınması endişe yaratıyor. Yönetim, olası tahliyeler ve gelecekteki gıda güvenliği için Fiji’deki Vanua Levu Adası’ndan yaklaşık 20 kilometrekarelik arazi satın aldı.

Ortalama rakımı iki metrenin altında bulunan Marshall Adaları da benzer risklerle karşı karşıya. Ülkenin ABD ile yaptığı Serbest İttifak Anlaşması kapsamında vatandaşlara sağlanan vizesiz ikamet hakkı, nüfusun bir bölümünün zaman içinde ABD’ye yerleşebilmesine imkân veriyor.

Yapay ada ve iç bölgelere taşınma planları

Maldivler, deniz seviyesinin yükselmesine karşı mühendislik projelerine ağırlık veriyor. Nüfusu daha güvenli alanlarda toplamak amacıyla deniz seviyesinin üzerinde inşa edilen Hulhumale gibi yapay adalar geliştiriliyor. Ülke ayrıca uzun vadede başka ülkelerden toprak satın alma ihtimaline karşı ulusal bir fonda kaynak biriktirmeye yönelik çalışmalar yürütüyor.

Pasifik’teki Vanuatu’da ise çözüm ülke sınırları içinde aranıyor. Deniz seviyesindeki artış ve şiddetlenen tayfunların kıyı bölgelerindeki yaşamı zorlaştırması nedeniyle bazı köylerin adaların daha yüksek kesimlerine taşınmasını amaçlayan iç tahliye ve yerleşim programları uygulanıyor.

Bu örnekler, deniz seviyesinin yükselmesinin yalnızca çevresel bir tehdit olmadığını gösteriyor. Kriz; göç, yerleşim, gıda ve su güvenliği ile devletlerin gelecekteki varlığı üzerinde de doğrudan etkiler yaratıyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu