Alışveriş Merkezlerindeki Mescit Sorunu Ne Zaman Çözülecek?
Alışveriş merkezlerindeki mescitlerin yerleri ve durumu, toplumda tartışmalara yol açıyor. İbadet alanlarının yetersizliği gündemde.
Türkiye’de hızla yaygınlaşan alışveriş merkezleri, modern yaşamın ve tüketim kültürünün merkezleri haline gelmişken, insan ve manevi ihtiyaçlara karşı duyarsız kalmaya devam ediyor. Son olarak, İstanbul’daki bir alışveriş merkezinde namaz kılmak isteyen bir kadının, “Mescit otoparkta” yanıtıyla karşılaşması, bu durumu bir kez daha gözler önüne serdi. Kadının, “Burası Müslüman bir ülke ama namaz kılmak için otoparka gönderiliyorum. Neden mescitler hep en kuytu köşelerde?” şeklindeki sitemi, yıllardır süregelen bir saygısızlığı ve ticari kaygıları yeniden gün yüzüne çıkardı.
Alışveriş merkezlerinin yönetimleri, büyük markalara ve lüks restoranlara en iyi alanları sunarken, ibadet yerleri konusunda aynı özeni göstermiyor. İbadet alanları, genellikle karanlık, havasız ve ulaşılması zor bodrum katlarına yerleştirilerek, adeta birer sığınak muamelesi görüyor. İnsanlar, namaz kılmak için yürüyen merdivenlerin ulaşmadığı köşelerde izbe alanlar bulmak zorunda kalıyor.
Bu durum, sosyal medyada da tartışmalara yol açtı. Bazı kullanıcılar, “Ticari alanların metrekare değeri yüksek, mescitlerin alt katlarda olması normal” diyerek durumu savunmaya çalıştı. Ancak, bir yapının yaşam merkezi olarak pazarlanıp, içinde yaşayan insanların manevi ihtiyaçlarının göz ardı edilmesi, modern şehircilik anlayışının ciddi bir sorunla karşı karşıya olduğunu gösteriyor. Uzmanların “mimari ve ekonomik tercihler” olarak nitelendirdiği bu yaklaşım, aslında daha fazla ticari kazanç hırsının, insani ve inançsal değerlerin önüne geçtiğini ortaya koyuyor.
Alışveriş merkezlerinden her ay milyonlarca lira kazanan yatırımcıların, müşterilerine temiz ve onurlu ibadet alanları sunmaktan kaçınması kabul edilemez bir durumdur. Son yaşanan olay, alışveriş merkezi mimarilerinin ve ortak alan yönetmeliklerinin insan odaklı bir anlayışla yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini bir kez daha kanıtlamıştır.




