Cem Gürdeniz: İran’a uçuş yasak, İsrail’e serbest

Cem Gürdeniz, Türkiye’nin İran ve İsrail politikalarındaki çelişkiye dikkat çekti; İran’a uçuşların dururken İsrail’e bağlantıların sürmesini eleştirdi.

Emekli amiral Cem Gürdeniz, Türkiye’nin İran ve İsrail’e yönelik uygulamalarında farklı tutum sergilediğini savundu. Gürdeniz, İsrail’e karşı somut adımlar atılmadığını, buna karşılık İran’ı hedef alan yaptırım ve kısıtlamalara uyulduğunu belirterek bu durumun düşündürücü ve üzücü olduğunu ifade etti.

Petrol sevkiyatına dikkat çekti

Cem Gürdeniz, X hesabından yaptığı paylaşımda, 2025 yılında İsrail’in Ceyhan üzerinden aldığı Azerbaycan petrolünün yüzde 31 artarak günlük 94 bin varile çıktığını aktardı. Azerbaycan petrolünün İsrail’in ham petrol ithalatındaki payının yüzde 46,4’e ulaştığını belirten Gürdeniz, Kpler ve Vortexa verilerine göre petrolün Bakü-Tiflis-Ceyhan hattıyla Ceyhan’a geldiğini ve buradan tankerlerle İsrail’e taşındığını kaydetti.

Gürdeniz ayrıca, Türkiye’nin İsrail’le ticareti durdurma kararının ardından Ceyhan’dan çıkan en az 14,4 milyon varil petrolün büyük bölümünün Yunanistan merkezli sahiplik yapısına sahip tankerlerle İsrail’e ulaştığının tespit edildiğini öne sürdü.

İran uçuşlarına yönelik kısıtlamalar

Paylaşımında İran’a yönelik yaptırımlara da değinen Gürdeniz, ABD’nin İran havacılık sektörüne ağır kısıtlamalar uyguladığını belirtti. 27 İran hava yolu şirketinin yaptırım listesinde bulunduğunu ifade eden emekli amiral, ABD ihracat denetimine tabi parçalar nedeniyle yaptırımların Boeing’in yanı sıra Airbus uçaklarını da etkilediğini söyledi.

Bu durumun, Amerikan ve Avrupa sistemlerine bağlı Türk şirketlerinin İran seferlerini fiilen durdurmasına yol açtığını savunan Gürdeniz, İran merkezli Mahan Air’in İstanbul ve Ankara uçuşlarının da 21 Eylül’den itibaren sonlandırıldığını aktardı. ABD’nin, İran hava yollarına yakıt veya yer hizmeti sunan yabancı şirketleri finans sisteminin dışında bırakmakla tehdit ettiğini de dile getirdi.

Gürdeniz, İran’a yönelik uygulamalarla İsrail’e ilişkin tabloyu karşılaştırarak Türk hava yolu şirketlerinin Tel Aviv bağlantılarının sürdüğünü, Azerbaycan petrolünün Ceyhan üzerinden İsrail’e akışının da kesilmediğini belirtti.

Bu farklılığın Türkiye’nin dış politika uygulamalarında açık bir çelişki oluşturduğunu savunan Gürdeniz, İran’a karşı finans ve havacılık yaptırımlarının Türkiye üzerindeki etkisinin görünür olduğunu, ancak İsrail’e yönelik enerji ve ulaştırma bağlantılarında benzer bir kararlılığın sergilenmediğini ifade etti.

Türkiye’nin İsrail politikasının yalnızca siyasi açıklamalar üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Gürdeniz; ABD’nin ikincil yaptırım kapasitesi, Batı merkezli finans sistemine bağımlılık ve ekonominin sıcak para ihtiyacının da dikkate alınması gerektiğini söyledi.

Gürdeniz, söylemde stratejik özerklik ve İsrail’e karşı sert tutum öne çıkarılırken uygulamada dış baskılar karşısında geri adım atıldığını savundu. Bu tablonun Türkiye’nin tarihsel devlet geleneği ve bağımsız dış politika iddiasıyla uyuşmadığını belirten emekli amiral, İran Cumhurbaşkanı’nın daha önce dile getirdiği “Atom bombası İsrail’de, denetçiler İran’da” sözlerini de hatırlattı.

Cem Gürdeniz, açıklamasını “İsrail öldürüyor ama İran’a yaptırım uygulanıyor. Kime söyleseniz güler. İran’a uçuş yasak, İsrail’e serbest” ifadeleriyle tamamladı.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu