Bin Selman’ın Yemen İHA’larına Karşı Sessizliğinin Nedeni

Suudi Arabistan, Yemen İHA’ları karşısında sessizliğini korurken, Bin Selman’ın stratejileri ve projeleri tehlikede.

Suudi Arabistan, milyarlarca dolarlık hava savunma sistemleri ve 2030 Vizyonu projeleri ile birlikte, Yemen’den gelen İHA saldırıları ve yatırım belirsizliği ile karşı karşıya kalmış durumda. Bu bağlamda, Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Yemen konusundaki tutumunu dikkatli bir şekilde belirlemek zorunda kalmıştır.

Kanada’nın La Presse gazetesi, Suudi Arabistan’ın Yemen’den gelen İHA ve füze saldırılarına karşı gösterdiği sessizliği analiz ederek, Riyad’ın Orta Doğu’daki çatışmalardan ne kadar uzak kalabileceği sorusunu gündeme getirdi.

Yapılan değerlendirmelere göre, Suudi Arabistan, hava savunma sistemlerine yapılan büyük yatırımlara rağmen, şu anda daha önce görülmemiş bir yapısal kırılganlıkla karşı karşıya. Bu durum, ülkenin İran ve müttefikleri karşısındaki tutumunu daha da sorgulatıyor.

Kızıldeniz ve Basra Körfezi’nde Çifte Abluka: Suudi Enerji Güvenliği Tehlikede

Yemen Silahlı Kuvvetleri’nin ticari gemilerin Babülmendep Boğazı’ndan geçişini yasaklamasıyla birlikte, Suudi Arabistan, Kızıldeniz ve Basra Körfezi’nde ilk kez çifte bir ablukayla karşılaşmış durumda.

Yemen’in petrol tankerlerine ve rafinerilere yönelik gerçekleştirdiği saldırılar, Suudi Veliaht Prensi’ni diplomatik çözümler aramaya yönlendirdi. Prens, Umman aracılığıyla Yemen ile iletişim kanallarını yeniden açtı, 13 ülkeyle deniz koalisyonu kurdu ve Türkiye ile Pakistan ile savunma anlaşmaları imzaladı.

40 Yıllık Boru Hattı: Yeni Tehditlere Karşı Eski Çözüm

Hürmüz Boğazı’ndan gelen tehditlere yanıt olarak Suudi Arabistan, 1980’lerde inşa edilen ve uzun süredir kullanılmayan bir boru hattını tekrar devreye soktu. Bu hat, Basra Körfezi’ni Kızıldeniz’e bağlıyor ve günlük petrol ihracatını önemli ölçüde artırdı.

Yenbu Terminali’nden günde yaklaşık 5 milyon varil petrol ihraç edilmeye başlandı, ancak bu durum da güvence altında değil. 5 Ağustos’ta Yemenliler, Yenbu açıklarındaki bir petrol tankerine saldırı düzenledi ve bu saldırıdan birkaç gün önce kentin rafinerisi de hedef alındı.

Sabah saatlerinde meydana gelen patlamalar, Yenbu Limanı sakinleri arasında panik yarattı ve güvenlik önlemleri artırıldı. Bölgeye çok sayıda güvenlik devriyesi konuşlandırıldı ve fotoğraf çekimi yasaklandı.

Yenbu’daki Savunma Yetersiz Kaldı

Gazete, Suudi Arabistan’ın harcadığı milyarlarca dolara rağmen, altyapısını korumakta zorlandığını ve İHA saldırılarını engelleyemediğini belirtiyor. Suudi Arabistan’ın zayıflığı yapısal bir nitelik taşıyor; Yemenlilerin Kızıldeniz limanlarını, Iraklı grupların ise doğudaki altyapıyı tehdit etmesi, ülkenin enerji sistemini kuşatma altına almış durumda.

Bu durum, Riyad’ın İran ve müttefikleriyle gerginlikten kaçınmasının temel nedenlerinden biri olarak öne çıkıyor. Haberde, enerji sektöründeki zayıflığın yanı sıra sosyo-ekonomik ve siyasi dinamikler de ele alınıyor. 2016 yılında tanıtılan “Vizyon 2030” projesi, ekonominin çeşitlendirilmesini hedefliyor, ancak hala yüzde ellisi petrol gelirlerine bağımlı.

Yatırımcıların Kaçışı ve Projelerin Askıya Alınması

Gazete, turizm alanında Batılı turistleri Suudi Arabistan’a çekmenin en az beş yıl alacağını vurguladı. Turizm projelerinde çalışan bir uzman, Yemen İHA’ları tarafından hedef alınacak ilk turistlerin, tüm çabaları sıfıra indirebileceğini belirtti. Kızıldeniz’deki dinlenme tesislerine yapılacak tek bir saldırının, turistleri ve yatırımcıları kaçırmak için yeterli olabileceği ifade ediliyor.

Bu durum, Riyad’ın yeni neslin ekonomik hedeflerini tehdit eden bir savaş riskinden kaçınmak için diplomatik maliyetleri üstlenmeye istekli olduğunu gösteriyor. La Presse’in haberi, Suudi Arabistan’ın karmaşık güvenlik ve ekonomi dengesi içinde sıkıştığını ortaya koyuyor. Yemen’in ablukası ve direniş gruplarının tehdidi, enerji güvenliğini ciddi bir krize sürüklüyor, aynı zamanda Vizyon 2030’un projeleri de yatırımcı kaçışı ve turizm olumsuzlukları ile karşı karşıya kalıyor. Bin Selman’ın stratejik temkinliliği, siyasi ve ekonomik projelerinin sürdürülebilirliği için hayati bir gereklilik haline gelmiştir.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu