Yeryüzü ve Üzerindekilerin Vârisliği: Sonsuz Olan Allah’tır
Yeryüzü ve üzerindekilerin gerçek vârisi Allah’tır. Her şey yok olacak, yalnızca O kalacaktır.
“Şüphesiz yere ve üzerindekilere biz vâris olacağız. Onlar mutlaka bize döndürüleceklerdir.” (Meryem / 40) Bu ayet, Allah Teala’nın, kendisini yalanlayan müşriklere karşı Resulullah’ı teselli etme amacı taşımaktadır. Zira, tüm insanlar bir gün yok olacak ve yeryüzü ile içindekilerin gerçek sahibi yalnızca Allah kalacaktır. Herkes, yaptıklarının hesabını vermek üzere O’nun huzuruna dönecektir.
Bir gün gelecek, yeryüzündeki yaşam sona erecek; her şey yok olacak ve yalnızca Allah kalacaktır. Dünyanın geçici güzellikleri, aldatıcı süsleri bir gün sona erecek. Gençlik, güzellik ve canlılık gibi her şey bir gün bitecek. Devletler, saltanatlar sona erecek; gökler, yıldızlar ve güneş de yok olacak. Tüm kâinat bir gün sona erecek. Bu dünya, insanların imtihanı için yaratılmıştır. Herkes, burada ne tür ameller işlediğini göstermek üzere yaratılmıştır ve imtihanın ardından hesap verme süreci başlayacaktır.
Fahreddin Râzî, bu ayette Allah’ın yeryüzüne vâris olmasının, mülkün gerçek sahibinin O olmasıyla ilgili olduğunu belirtir. İnsanlar, dünyada geçici bir süre mülkiyet sahibi gibi görünseler de, kıyamet günü tüm mülkiyet iddiaları sona erecektir. Râzî, bu ayetin mülkiyetin mecazdan hakikate dönüşünü simgelediğini ifade eder. Dünyadaki sahipler ölür, mülkleri kalır; nihayetinde her şey, vâris olan Allah’a döner.
Bu ayet, insanların dünyada sahip oldukları şeyler yüzünden gurura kapıldıklarını ancak bunun bir uyarı niteliği taşıdığını da vurgular. Yeryüzü ve üzerindekilerin tamamı yok olacak ve geriye yalnızca Bâki olan Allah kalacaktır. “Bize döndürülürler” ifadesi ise, insanların amellerinin karşılığını almak üzere Allah’ın huzuruna çıkarılması ve dünyada kendilerine ait sandıkları can, mal ve yetkilerin asıl sahibine teslim edilmesi anlamına gelir. Râzî, bu ayetin Allah’ın birliğini ve her şeyin nihayetinde O’na döneceğini kanıtladığını vurgular. Ayet, mülkün geçiciliğini hatırlatarak insanları dünyaya bağlanmaktan vazgeçirmeye ve ahiret hazırlığına yönlendirmeyi amaçlar.




