Türkiye ve Suriye Arasındaki Ticari İlişkiler Derinleşiyor

Türkiye ve Suriye arasındaki ticari ilişkilerin güçlenmesi, iki ülkenin ekonomik işbirliğini artırıyor.

Türkiye’nin Şam Büyükelçisi Nuh Yılmaz, Türkiye ile Suriye arasındaki ticaretin yalnızca sınır ötesi bir alışveriş olmadığını vurgulayarak, “Savaşın iki ülke tarafından birlikte yaşandığı gibi, ticaret ve gelişme de birlikte yaşanıyor. Türkiye, Suriye’nin dünya, Avrupa ve küresel pazarlara açılan kapısıdır. Suriye ise Türkiye’nin Orta Doğu ve Körfez’e uzanan stratejik lojistik koridorudur,” dedi.

Yılmaz, Anadolu Ajansı’nın düzenlediği “Kent Ekonomileri Zirvesi” etkinliğinde, Gaziantep Valiliği ve Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin katkılarıyla, Kalyon İnşaat ve SANKO Holding’in destekleriyle gerçekleştirilen zirvede özel bir oturumda konuştu.

Büyükelçi, zirvenin iki ülke arasındaki geleceği bağlayan güçlü bir köprü olduğunu belirterek, amacın komşuluk ilişkilerini canlandırmak ve bölgede kalıcı barış ile istikrar sağlarken halkların refahını artırmak olduğunu ifade etti.

Refah ve istikrarın en büyük motorunun ticaret ve iş insanlarının cesur adımları olduğunu dile getiren Yılmaz, “Gaziantep ve Halep, haritalardaki sınırların ötesinde birbirini tamamlayan ikiz şehirlerdir. Yüzyıllar boyunca Halep’in ürettiği kadar Gaziantep ticaret yapmış, Gaziantep’in büyümesi Halep’in canlanmasına katkı sağlamıştır,” şeklinde konuştu.

Gaziantep ve Halep’in Orta Doğu ve Akdeniz bölgesinin en büyük lojistik ve endüstriyel akslarını oluşturduğuna dikkat çeken Yılmaz, geçmişte yaşanan zorlukların ardından yeni ve kurumsal bir döneme adım attıklarını vurguladı. Diplomatik ilişkilerin yeniden güçlendirilmesi ve Şam’daki faaliyetlerin kurumsallaşmasının, ekonomik ilişkilerin daha güvenli ve sürdürülebilir bir temele oturmasını sağlayacağını belirtti.

Yılmaz, ticaretin sadece sınırlar içindeki alışverişle sınırlı olmadığını yineleyerek, “Savaşın iki ülke tarafından birlikte yaşandığı gibi, ticaret ve gelişme de birlikte yaşanıyor. Türkiye, Suriye’nin dünyaya açılan kapısıdır. Suriye ise Türkiye’nin Orta Doğu ve Körfez’e uzanan stratejik lojistik koridorudur,” ifadelerini kullandı.

Uçuşların yeniden başlaması ve gümrük kapılarındaki modernizasyon çalışmalarının ticaretin etkisini artırdığını kaydeden Yılmaz, “Yeni dönemdeki temel hedefimiz kazan-kazan ilkesidir. Suriye’nin yeniden inşası, Türkiye ekonomisi için yeni ihracat ve yatırım alanları demektir. Türk yatırımcılarının bilgi birikimi ve teknolojisi, Suriye ekonomisinin toparlanması ve sosyal barışın sağlanması için büyük bir fırsattır,” dedi.

Yılmaz, yatırımcılara kısa vadeli ticaretle yetinmemeleri gerektiğini ve uzun vadeli ortaklıklar kurmalarını tavsiye etti. Suriye’nin sadece mal satılacak bir pazar değil, birlikte üretim yapılacak bir coğrafya olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Güçlü ve güvene dayalı ortaklıkların yatırımların en büyük sigortası olacağını belirten Yılmaz, “Kapkaççı tavırlara taviz vermeden, kurumsal ve güçlü bir ortaklık iki ülkeyi de ileriye taşıyacaktır,” dedi. Altyapı, yapı malzemeleri ve enerji sektörlerine odaklanmanın önemine değinerek, Suriye’nin yeniden inşası sürecinde en öncelikli ihtiyaçların altyapı, konut ve enerji olduğunu ifade etti.

Gaziantep ve Halep’in üretim ekosistemini “kaldıraç olarak kullanmayı” öneren Yılmaz, bu iki şehir arasındaki sinerjinin yatırımcılar için büyük fırsatlar sunacağını belirtti. Kurumsal ve hukuki danışmanlığın önemine dikkat çeken Yılmaz, yeni dönemde Suriye’de hızla değişen mevzuatın takip edilmesi gerektiğini vurguladı.

Yatırımcıların işlerini yakından takip etmeleri gerektiğini belirten Yılmaz, “Bizim yapabileceğimiz şey, size yol göstermek ve tanışıklıklar sağlamak. Ancak bu işi en iyi işin erbabı bilir,” dedi. Yılmaz, Suriye’de yatırım yapmak isteyen iş insanlarının Türkiye’nin rehberliğini devreye sokmayı unutmamaları gerektiğini ifade etti.

Suriye’de kanunlarla ilgili bazı sorunların olduğunu ve bu konunun Suriyeli muhataplarla sürekli görüşüldüğünü aktaran Yılmaz, eski sistemin kalıntılarının tasfiye edilmekte olduğunu belirtti. Suriye’de kalıcı istikrarın yolunun ekonomik refahın yeniden tesis edilmesinden geçtiğini vurguladı.

Yılmaz, Suriye’de yatırım yapmanın bölge insanına iş ve umut sağlayacağını, devletin diplomatik imkanlarıyla güvenli bir yatırım ortamı sağlamak için çalıştıklarını ifade etti. Sınır komşuluğu ve ortak tarihlerin, daha parlak bir ekonomik geleceğe dönüşeceğine inandığını belirtti.

Yılmaz, güvenlik meselesinin büyük oranda çözüldüğünü ve Suriye’nin güvenlik durumunun altı ay öncesine göre çok daha iyi olduğunu söyledi. Ekonomi alanında da Suriye’nin geçen bir buçuk yıla göre daha iyi bir durumda olduğunu kaydetti.

Gaziantep Halep Kent Ekonomileri Zirvesi’nin hayırlı sonuçlar vermesini dileyen Yılmaz, etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti. Yılmaz, Halep-İdlib hattının stratejik avantajları nedeniyle yatırım alanı olarak düşünülmesi gerektiğini ifade etti.

Suriyeli şirket sahiplerinin geçici koruma statüsüyle ilgili soruları yanıtlayan Yılmaz, bu konunun devletin üst kademelerinde görüşüldüğünü belirtti. Yılmaz, Suriye’deki ihtilafın sona erdiği için geçici korumanın kaldırılması gerektiğini, bu konuda mevzuat düzenlemeleri üzerinde çalışıldığını aktardı.

Yılmaz, Suriye’nin yatırım için güvenli olduğunu vurgulayarak, güvenlik koşullarının iyileştirildiğini ve artık bir iç savaş durumunun olmadığını belirtti. Suriye’nin güvenlik alanında önemli ilerlemeler kaydettiğini ifade etti.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu