Suriyeli Mültecilerin Dönüşü Tekstil Sektörünü Zorluyor
Suriyeli mültecilerin geri dönüş sürecinin hızlanması, tekstil sektöründe iş gücü sıkıntısını derinleştiriyor.
Suriyeli mültecilerin gönüllü geri dönüş sürecinin hız kazanması, Türkiye’nin tekstil ve hazır giyim sektöründe önemli bir iş gücü krizi ortaya çıkardı. Yıllar boyunca bu sektörde kritik bir rol üstlenen Suriyeli işçilerin dönüşü, özellikle emek yoğun alanlarda ciddi boşluklar oluşturdu.
Sektör kaynaklarından alınan bilgilere göre, son iki yıl içerisinde tekstil ve hazır giyimde çalışan yabancı işçi sayısında yüzde 15 ile 20 arasında bir azalma gözlemlendi. Özellikle İstanbul, Gaziantep, Bursa ve Denizli gibi üretimin yoğun olduğu şehirlerde bazı konfeksiyon atölyelerinde bu oran yüzde 25’e kadar yükseldi.
Bu iş gücü kaybı, doğrudan üretim kapasitesini de etkiledi. Orta ölçekli işletmelerde kapasite kullanım oranları yüzde 70’in altına düşerken, küçük atölyelerde ise makine parklarının önemli bir kısmı atıl durumda kalmaya başladı.
Ara eleman açığı da giderek derinleşiyor. Veriler, sorunun yalnızca sayısal değil, aynı zamanda niteliksel bir boyut taşıdığını ortaya koyuyor. Dikiş makinesi operatörü, kesimci, kalite kontrol ve ütücü gibi pozisyonlarda deneyimli işçi bulma süresi bazı bölgelerde 1-2 aydan 4-6 aya kadar uzamış durumda.
Sektör temsilcilerine göre, açık pozisyonların yaklaşık yüzde 60’ı nitelikli ara elemanlardan oluşuyor. Yerli iş gücünden gelen başvurular, toplam ihtiyacın yalnızca yüzde 30-35’ini karşılayabiliyor. Genç çalışanların sektörde kalma süreleri ise ortalama 6-12 ay ile sınırlı kalıyor.
İş gücündeki daralma, ücretler üzerinde yukarı yönlü bir baskı oluştururken, bu artışın ihracat fiyatlarına yansıması sınırlı kalıyor. Özellikle Avrupa pazarına hizmet veren firmalar, artan maliyetlere rağmen fiyat artışı yapmaktan kaçınıyor.
Sektör verilerine göre, işçilik maliyetlerinin toplam üretim maliyeti içindeki payı yüzde 30’un üzerine çıkmış durumda. Teslim süreleri ortalama 1-2 hafta uzadı ve bazı firmalar yeni sipariş almaktan çekinmeye başladı. Bu durum, Türkiye’nin tekstil ve hazır giyimdeki fiyat ve teslimat avantajını zayıflatırken, üretimin daha düşük maliyetli ülkelere kayma riskini artırıyor.
Uzmanlar, Suriyeli mültecilerin geri dönüşüyle ortaya çıkan iş gücü boşluğunun geçici bir durum olarak değerlendirilmemesi gerektiği konusunda uyarıyor. Mevcut eğilimlerin devam etmesi halinde, sektörün orta vadede istihdam kaybı ve üretim daralması ile karşılaşabileceği belirtiliyor.
Sektör temsilcileri, mesleki eğitimin güçlendirilmesi, tekstil iş kolunun cazibesini artıracak sosyal ve ücret politikalarının uygulanması ve kayıtlı istihdamı destekleyecek mekanizmaların devreye alınması gerektiği konusunda hemfikir. Aksi halde, tekstil ve hazır giyimde yaşanan eleman sıkıntısının kalıcı bir yapısal soruna dönüşmesinden endişe ediliyor.




