Âkif’in Mısır Yılları ve Kayıp Meal Üzerine Yeni Bir Bakış

Mehmet Âkif’in Mısır yılları ve kayıp meal meselesi üzerine kapsamlı bir inceleme sunan kitap, arşiv belgeleriyle destekleniyor.

Mehmet Âkif’in Mısır’daki yılları ve kayıp meal konusundaki tartışmalar, arşiv belgeleri ve daha önce gün yüzüne çıkan metinlerle yeniden ele alınıyor. “Kayıp Meâlin İzinde: Âkif’in Mısır Hayatı” adlı eser, hem sürgün yıllarını hem de yarım kalan meal çalışmasını detaylı bir şekilde inceliyor.

Mehmet Âkif’in kaleme aldığı ancak günümüzde bulunmayan Kur’an Meali gerçekten kayıp mı? Mısır’da yazılan bu eser neden tamamlanamadı ve hangi izleri geride bıraktı? “Kayıp Meâlin İzinde: Âkif’in Mısır Hayatı”, bu sorulara yanıt arayan, belge ve arşiv malzemeleriyle desteklenen kapsamlı bir çalışma olarak öne çıkıyor.

Cumhuriyet’in ilanından sonra, Kur’an-ı Kerim’in Türkçe tercümesi konusu hem dinî hem de siyasî açıdan önemli tartışmalara yol açtı. Bu süreçte dikkat çeken bir girişim, Suriye kökenli Süryani Hristiyan Zeki Megamiz’in 1914 yılında Kur’an tercümesinin ilk beş formunu yayımlamasıyla başladı; ancak bu basım hükümet tarafından durduruldu. Megamiz’in 1924’teki ikinci denemesi de Diyanet İşleri Reisliği’nin müdahalesiyle engellendi. Bunun üzerine Diyanet, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne başvurarak Kur’an’ın tercüme ve tefsiri için resmi bir çalışma başlatılmasını önerdi ve ödenek tahsis edildi.

1 Şubat 1925’te başlayan süreç, 26 Ekim 1925’te yapılan bir anlaşmayla sonuçlandı; Kur’an-ı Kerim’in mealinin Mehmet Âkif Ersoy’a, tefsirinin ise Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır’a yazdırılması kararlaştırıldı. İşte bu eser, tarihî arka plan içerisinde Âkif’in Mısır yıllarını ve kayıp meal konusunu ele alıyor.

Mısır’a Gidişinin 100. Yılı

Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi bünyesindeki Mehmet Akif Ersoy Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteğiyle hazırlanan bu eser, Âkif’in Mısır’a gidişinin 100. yılı dolayısıyla yayımlandı. Mahya Yayıncılık tarafından Aralık 2025’te okuyucuyla buluşacak olan kitap, yalnızca Âkif’in Mısır’daki yaşamını değil, kayıp meal tartışmalarını ve dönemin basınındaki yansımalarını da belge ve görseller eşliğinde inceliyor.

Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Rektörü Hüseyin Dalgar’ın önsözüyle başlayan eserde, ilk yazı Ömer Hakan Özalp’e ait. Özalp, Zeki Megamiz’in tercüme girişimlerini ve bu girişimlerin nasıl engellendiğini ayrıntılı bir şekilde ele alıyor. Ayrıca, 1923 ve 1924 yıllarında Sebilürreşad Dergisi’nde yayımlanan iki önemli yazıya yer verilerek dönemin tartışma zeminini ortaya koyuyor.

Belgelerle Âkif’in Mısır Hayatı

Eserin en dikkat çekici yönlerinden biri, zengin arşiv ve görsel malzemeye dayandırılmış olmasıdır. Belgelerin bir kısmı Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi’nden, diğer kısmı ise araştırmacı M. Ruyan Soydan’ın özel arşivinden temin edilmiştir. Kitapta, Âkif’in Mısır yıllarını somutlaştıran birçok belge ve görsel yer alıyor. Bu belgeler arasında yakın dostu Abbas Halim Paşa ile ilgili fotoğraflar, Hilvan’daki uzletgâhı ve Kur’an mealini kaleme aldığı eve dair görüntüler, oğulları Tahir ve Emin’le Kahire’de çekilmiş fotoğraflar ve kızı Suat Hanım’a gönderdiği imzalı fotoğraflar bulunmaktadır.

Ayrıca, “Ferda Kadın” şiirinin orijinal metni ve tercümesi, Mısır’da basılan Gölgeler‘in nüshası, vatan ve evlat hasretiyle kaleme aldığı mektuplar ile kendi el yazısıyla yazdığı “Arîza” ve “Kasr-ı Gülşen” şiirlerinin orijinalleri ve günümüz Türkçesine aktarılmış halleri de eserde bulunmaktadır. Yozgatlı İhsan Efendi’ye ait fotoğraf ve bilgiler ile Tahir Ersoy’un ablasına gönderdiği kartpostallar ve bu kartların arka yüzlerindeki yazılar, dönemin atmosferini yansıtan önemli belgeler arasında yer almaktadır.

Bu arşiv malzemesi, Âkif’in yalnızca fikir dünyasını değil; sürgün yıllarındaki içsel dünyasını, yalnızlığını ve memleket hasretini de görünür kılıyor.

Sürgünün Sonu ve Dönüş

Kitapta yer alan fotoğraflar ve tanıklıklar, Âkif’in 11 yıllık Mısır hayatının ardından yurda dönüşünü çarpıcı bir şekilde gözler önüne seriyor. Dostlarının ifadesine göre bir zamanların “pehlivan yapılı” şairi, dönüşünde oldukça zayıflamıştır. Ancak gözlerindeki canlılık ve umut dikkat çekicidir.

Feridun Kandemir’le yaptığı röportajdan alıntılar, gençlerin omuzlarında taşınan cenaze fotoğrafı, Edirnekapı’daki ilk kabri ve bugünkü mezarına dair görseller, eserin duygusal yoğunluğunu artıran unsurlar arasında yer alıyor.

Kayıp Meal Meselesi

Eserin en önemli katkılarından biri, “Nazm-ı Celil” başlığıyla anılan ve Necmi Atik tarafından gün yüzüne çıkarılan meal metninin bu kitapta yer almasıdır.

Toplam 40 sayfalık defter, Bakara Suresi’nin 252. ayetine kadar olan kısmı içeriyor. Sayfaların bir yanında orijinal metin, karşısında ise transkripsiyon yer alıyor. Bu yönüyle eser, kayıp meal tartışmalarına somut bir belge kazandırıyor ve literatürde önemli bir boşluğu dolduruyor.

Değerlendirme

“Kayıp Meâlin İzinde: Âkif’in Mısır Hayatı”, biyografik anlatımı arşiv belgeleriyle destekleyen ciddi bir çalışma. Âkif’in Mısır yıllarını romantik bir çerçevede sunmak yerine, tarihî verilerle temellendirmesi kitabın en güçlü yanıdır. Özellikle meal meselesine dair ortaya konan belgeler, eserin değerini artırıyor.

Belge yoğunluğu yer yer akademik bir hava oluşturuyor; ancak bu durum kitabın kaynak niteliğini güçlendiriyor. Âkif’in Mısır yıllarını, kayıp meal tartışmalarını ve Cumhuriyet’in ilk dönem dinî atmosferini anlamak isteyenler için eser önemli bir başvuru kaynağı niteliği taşıyor.

Sonuç olarak bu kitap, yalnızca bir sürgün hikâyesini değil; yarım kalmış bir emeğin, tartışmalı bir dönemin ve derin bir yalnızlığın izini sürüyor. Âkif’in Mısır’daki sessizliği, bu çalışmada belgelerle yeniden konuşuyor.

Kayıp Meâlin İzinde: Âkif’in Mısır Hayatı
Editör ve Hazırlayan: İbrahim Öztürkçü
Meal Transkripsiyon: Necmi Atik
Mahya Yayıncılık, Aralık 2025, 192 sayfa

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu