Türkiye Turizminin Yatırım Borsası: Yeni Bir Dönem Başlıyor

Türkiye turizminin yatırım borsası açılıyor. TTYD’nin düzenlediği forumda sektörün geleceği masaya yatırıldı.

Geçtiğimiz hafta Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği (TTYD) Başkanı Oya Narin’in ev sahipliğinde Soho Chensery’de gerçekleştirilen toplantıda, Şubat ayında yapılacak olan 5. Turizm Yatırım Forumu’nun (TİF) detayları paylaşıldı. Toplantıda, sektörün en önemli sorunları ve çözüm önerileri samimi bir ortamda tartışıldı. Turizmin sadece rakamlardan ibaret olmadığı, arkasında karmaşık bir ekosistem bulunduğu bir kez daha vurgulandı.

Oya Narin, toplantının başında esprili bir dille “Ekonomi falan konuşmayacağız” dese de, turizmin her yönünün ekonomi ile iç içe olduğunu belirtmekte gecikmedi. Narin, 90’lı yılların Berlin’inde başlayan Türk turizminin evriminin, bugün dünya devlerini İstanbul’da buluşturan bir platforma dönüştüğünü anlattı. TİF, yatırımcıları, finansçıları ve sektördeki diğer paydaşları bir araya getirerek, işin stratejik boyutlarına odaklanan nadir bir platform olarak öne çıkıyor.

Oya Narin, TTYD’nin amacını “Burada işleri kolaylaştırmak için bir yatırım ortamı yaratmaya çalışıyoruz” şeklinde ifade etti. Bu, yalnızca derneğin faaliyetleriyle sınırlı kalmayıp, Türkiye turizminin geleceği için kritik bir strateji çağrısı niteliği taşıyor. Dünya Seyahat ve Turizm Konseyi’nin (WTTC) 2025 Türkiye Raporu’ndaki verilerle birleştiğinde, sektörün karşılaştığı fırsatlar ve zorluklar net bir şekilde ortaya çıkıyor.

TİF, artık bir lüks değil, zorunluluk haline geldi. Narin, bu platformun bir borsa gibi işlev gördüğünü ve uluslararası zincirlerin trendlerinin anlaşıldığı bir yer olduğunu belirtti. WTTC verilerine göre, 2024’te seyahat ve turizme yapılan yatırımın 424,6 milyar TL’ye ulaşması bekleniyor. TİF gibi platformlar, bu büyük yatırımın daha verimli ve sürdürülebilir projelere yönlendirilmesinde kritik bir rol üstleniyor.

Toplantıda dikkat çeken bir diğer konu ise Türkiye’nin yurt dışında “pahalı ülke” algısıydı. TTYD üyesi Bora Ercantürk, maliyet enflasyonu ile döviz kuru artışının ters yönlerde hareket ettiğini ve bu durumun otel fiyatlarına yansıdığını ifade etti. Ancak Narin, Türkiye’nin yabancı turistler için hala rekabetçi olduğunu vurguladı. Önemli olan, Türkiye’nin sunduğu konaklama çeşitliliğini doğru bir şekilde pazarlamak.

TTYD Yönetim Kurulu Üyesi Emre Doruk, yabancı yatırımcıların Türkiye’deki zorluklarını sıraladı. Uzun ve karmaşık imar süreçleri ile 49 yıllık tahsislerin, uluslararası yatırımcılar için engeller oluşturduğunu belirtti. Yabancı sermaye, genellikle tamamlanmış ve işleyen tesisleri satın almayı tercih ediyor.

Ece Demirpençe de istikrarın ve öngörülebilirliğin, faiz oranlarından daha önemli olduğunu vurguladı. Katılımcılar, “kitle turizmi” yerine “nitelikli turist” hedeflemenin gerekliliği üzerinde hemfikir oldular. WTTC verileri, Türkiye’nin bu geçişte sağlam bir zemin oluşturduğunu gösteriyor. Sektörün GSYH katkısının 2024’te 5,0 trilyon TL’ye ulaşması bekleniyor.

Toplantıda, yangın güvenliği yönetmeliği ve 31 Mayıs son teslim tarihi gibi zorluklar da gündeme geldi. Türkiye’deki birçok otelin eski yönetmeliklere göre inşa edildiği ve modern standartlara uyum sağlaması gerektiği belirtildi. Yangına dayanıklı oda kapıları üretiminde yaşanan sıkıntılar, bu sürecin en büyük engellerinden biri olarak öne çıkıyor.

Şubat’taki TİF, bu sorunların tartışılacağı ve sektörün geleceğinin şekilleneceği önemli bir platform olacak. Oya Narin ve Genel Sekreter Öykü Korkmaz, forumda dünya çapında tanınan isimlerin yer alacağını duyurdu. TİF, Türkiye’nin sadece bir tatil destinasyonu değil, aynı zamanda bir yatırım fırsatı sunduğunu da vurgulayacak. Bu yılki tema ise “Destination Türkiye: Gelin, Yatırım Yapın” olarak belirlendi.

Toplantıda, sürdürülebilirlik ve insan kaynağı konuları da ele alındı. WTTC raporuna göre, Türkiye’deki turizm sektörünün enerjisinin büyük bir kısmı fosil yakıtlardan sağlanıyor. Ayrıca, kadın ve genç istihdam oranlarının düşük olması, sektörün karşılaştığı sosyal sürdürülebilirlik sorunlarını gözler önüne seriyor.

TTYD yönetimindeki kadınların güçlü varlığı, turizmin geleceği için umut verici bir gösterge. Ali Güreli, “Yumuşak Güç” kavramıyla geleceğin turizminin sanat, gastronomi ve tasarım gibi unsurlarla şekilleneceğini ifade etti. Türk turizm yatırımcıları, uzun vadeli yatırımlar yapma konusunda sabırlı ve kararlı bir yaklaşım sergiliyor. Şimdi, Türkiye’nin turizmde yeni bir hamle yapması gerektiği konusunda hemfikirler. Oya Narin’in dediği gibi, “Hesap üzerine hesap yapan, ama bir sevdalı mantığıyla bu işi yapan insanlarız.”

Şubat’taki TİF, bu sevdalıların, dünyanın akıllı sermayesiyle buluşacağı bir nokta olacak. Gazeteciler olarak, bu buluşmanın sadece rakamların değil, vizyonun ve sürdürülebilir bir geleceğin tartışıldığı bir platform olmasını umuyoruz.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu