Gazze’deki Direniş: İmanlı Nesiller ve Sarsılmaz Aileler

Gazze’deki aile hayatı ve gençlerin direnişi üzerine önemli bilgiler sunuldu.

Özgür-Der Çorum Temsilciliği, bu hafta “Gazze Örneğinde Aile Hayatı ve Gençler” başlıklı bir seminer gerçekleştirdi. Sunumda Handan Kirişçi, Gazze’deki soykırım ve direniş sürecini sadece askeri bir mücadele olarak değil, aynı zamanda bir inanç ve fıtrat savunması olarak değerlendirdi. Yıkıntılar arasından yükselen iradenin dünyaya ilettiği mesajlara dikkat çekti.

Handan Kirişçi, Gazze’deki aile kavramının yalnızca biyolojik bir bağ değil, aynı zamanda stratejik bir direnç noktası olduğunu vurguladı. Siyonist kuşatmaya rağmen teslim olmayan toplum yapısını anlatarak, en zor koşullarda bile tesettüründen ve vakur duruşundan ödün vermeyen Gazzeli kadınların direnişin en büyük komutanları olduğunu ifade etti. Gazzelilerin anneleri, çocuklarını Mescid-i Aksa’nın özgürlüğü için dualarla ve Kur’an tilavetiyle büyütmektedir.

İman umudunun, mücadelenin temel kaynağı olduğunu hatırlatan Kirişçi, enkaz altında eğitimlerine devam eden Filistinli gençlerin okuma azminden vazgeçmediğini belirtti. Gazze, her gün küllerin ve enkazın altından yeniden doğmakta, gençler direnişin yanında olduklarını her fırsatta dile getirmektedir. Savaşın yetim bıraktığı gençlerin, kardeşlerine bakmak için üstlendikleri ağır sorumluluklar ve ampute gençlerin yaşama azmi, direnişin insani boyutunu gözler önüne seriyor. Kirişçi, Siyonist çetenin “insani yardım” adı altında kurduğu biyometrik güvenlik noktalarının aslında birer “ölüm tuzağı” olduğunu vurguladı ve BM mekanizmalarının nasıl devre dışı bırakıldığını aktardı.

Kirişçi, “Hamas’a sahip çıkmak, İslam ümmetinin şerefine sahip çıkmaktır” diyerek, İzzet’in galip gelmekle değil, hakkın ve adaletin şahitliğini yapmakla kazanılacağını ifade etti. “Kuyudaki Yusuf’un, ateşteki İbrahim’in Rabbi, Gazze’nin de Rabbidir; O ‘ol’ der ve olur!” diyerek, Filistin meselesinin politik bir çekişme değil, Hak ile Batıl arasındaki bir akide davası olduğunu belirtti. Müslümanların Gazze gündemini yalnızca sıcak çatışma anlarında değil, bir yaşam tarzı ve sorumluluk bilinciyle sürekli canlı tutmaları gerektiğini vurgulayarak konuşmasını sonlandırdı.

Seminer, katılımcıların soru ve katkılarıyla sona erdi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu