Ruhi Çenet’in Hasidik Yahudiler belgeseli ABD’yi sarstı

Ruhi Çenet’in Hasidik Yahudiler belgeseli, cemaatin kapalı yaşamını, kamu desteklerini ve siyasi etkisini ABD’de yeniden tartışmaya açtı.

Türk içerik üreticisi Ruhi Çenet’in ABD’de yaşayan Hasidik Yahudileri ele aldığı belgesel, kısa sürede geniş bir izleyici kitlesine ulaştı. Yaklaşık 40 dakika süren çalışma 39 milyondan fazla kez izlenirken, Amerika Birleşik Devletleri’nde de yoğun tartışmaların başlamasına neden oldu.

Hasidik Yahudiler belgeseli, cemaatin dini kurallarını, aile düzenini ve günlük yaşamını ele alıyor. Modern dünyanın önemli merkezlerinden New York’ta yaşayan topluluğun, birçok açıdan dışa kapalı bir hayat sürmesi çalışmanın öne çıkan başlıkları arasında yer alıyor.

New York’un merkezinde kapalı yaşam

Hasidik Yahudiler, dünyanın en kalabalık metropollerinden New York’ta yoğun bir nüfusa sahip olmasına rağmen modern yaşamın bazı unsurlarını sınırlı biçimde kullanıyor. Cemaatin kimi üyeleri akıllı telefon, televizyon ve internetten uzak duruyor. Bu teknolojilerin dini hayat ve toplumsal yapı üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceği düşünülüyor.

Çocukların büyük bölümü cemaatin kontrolündeki okullarda eğitim alıyor. Giyim tercihleri, evlilikler ve sosyal ilişkiler de dini kurallara göre düzenleniyor. Dışarıdan gözlemlenmesi zor olan bu yaşam biçimi, belgeselde izleyicilere çeşitli görüntüler ve anlatımlarla aktarıldı.

Çalışmanın yayımlanmasının ardından Amerikalı sosyal medya kullanıcıları arasında cemaatin yaşam tarzına ilişkin çok sayıda değerlendirme yapıldı. Tartışmalar yalnızca dini uygulamalarla sınırlı kalmadı; kamu kaynaklarının kullanımı da gündeme taşındı.

Kamu yardımları üzerinden yürütülen tartışma

Hasidik ailelerin yararlandığı sosyal destekler, belgeselin ardından ABD’deki tartışmaların başlıca konularından biri oldu. Amerikalı internet yayıncısı Asmongold da belgeseli değerlendirdiği paylaşımında, vergi gelirlerinin sosyal yardım programları aracılığıyla dağıtılma biçimini eleştirdi.

Cemaatte çocuk sayısının birçok ailede yüksek olduğu, bazı ailelerin sekiz ila on çocuğa sahip bulunduğu aktarılıyor. Sosyal yardım kuralları gereği kalabalık ailelerin gıda, sağlık ve barınma alanlarında daha fazla destek alabildiği belirtiliyor.

Eleştirilerini dile getiren bazı Amerikalılar, yardım sisteminin Yahudi cemaatleri tarafından istismar edildiğini öne sürüyor. Cemaat üyeleri ise söz konusu desteklerin yürürlükteki yasal düzenlemeler kapsamında alınan haklar olduğunu savunuyor.

Hasidik seçmenlerin siyasi ağırlığı

Hasidik Yahudilerin seçimlerde çoğunlukla cemaat liderlerinin işaret ettiği adayları desteklediği ifade ediliyor. Blok oy potansiyeli, topluluğun özellikle yerel seçimlerde Amerikan siyaseti açısından etkili bir aktör olarak görülmesine yol açıyor.

Eleştirmenler, bazı siyasetçilerin oy desteğini kaybetmemek için cemaate çeşitli tavizler verdiğini düşünüyor. Bu kesimler kamu yardımlarının daha sıkı denetlenmesini ve cemaat okullarındaki eğitim süreçlerinin daha şeffaf hâle getirilmesini talep ediyor.

Ruhi Çenet’in Hasidik Yahudiler belgeseli, kapalı bir dini topluluğun yaşamını anlatmanın ötesine geçerek ABD’de din, kamu kaynakları, eğitim, siyaset ve seçmen davranışı arasındaki ilişkiyi yeniden tartışmaya açtı.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu