İsrailli İstihbaratçının İtirafları: Müslümanları Manipüle Etme Yöntemleri

İsrailli istihbaratçı Adraee, Müslümanları manipüle etmek için kullanılan yöntemleri ve psikolojik savaş stratejilerini açıkladı.

İslami Analiz / Haber Merkezi

İsrail ordusunun eski Arapça sözcüsü ve 8200 İstihbarat Birimi üyesi Avichay Adraee, YouTube’daki All•in הבית של הפודקסטים kanalında yaptığı açıklamalarda, Siyonist rejimin İslam dünyasına yönelik yürüttüğü psikolojik savaş ve dezenformasyon faaliyetlerini detaylandırdı.

Adraee, program sunucusunun Gazze’deki katliamları hatırlatması üzerine, yıllardır uyguladıkları propagandanın etkisiz kaldığını kabul ederek, Arap dünyasının İsrail ordusunun ahlak anlayışına olan inancının zayıfladığını ifade etti. Adraee, “Arap dünyasının, benim her zaman söylemeyi sevdiğim gibi, ‘(İsrail ordusunun) dünyanın en ahlaklı ordusu’ olduğuna inandığını düşünmüyorum. Bu konuda büyük bir başarı elde edemedik,” dedi.

Yayın sırasında, sunucu Gazze’deki el-Ehli Hastanesi katliamına atıfta bulunarak, Siyonist propagandanın kriz anlarında nasıl etkisiz kaldığını sorguladı. Adraee, bu olayın ardından İsrail’in siber istihbarat birimi 8200’ün devreye girmesiyle ilgili olarak, “el-Ehli Hastanesi olayı, İsrail ordusunun sözcülük birimi ve devletin propaganda sistemi için güzel bir örnek. İlk kez 8200 Birimi, Filistinli direnişçilere ait olduğu iddia edilen sahte bir ses kaydını medyada kullanılmak üzere yayınladı. Bu olayın önemini anlıyorduk,” şeklinde konuştu.

Adraee, bu istihbari materyalle Arap medyasında kendi anlatılarına yer açmayı ve şüphe yaratmayı amaçladıklarını belirtirken, buna rağmen inandırıcılıklarının kalmadığını ve psikolojik savaşı kaybettiklerini itiraf etti. “Eğer şu an Arap dünyasında ‘el-Ehli Hastanesi olayında İsrail suçlu mu, değil mi?’ diye bir anket yapsanız, cevap hayır (İsrail suçludur) olacaktır. Bu olayda başarılı olamadık,” dedi.

8200 Birimi’nde Arapça ve şiveleri öğrenme sürecini de paylaşan Adraee, İslami kavramları İsrail’in imajını normalleştirmek için nasıl bir silaha dönüştürdüklerini açıkladı. “Babam 8200’de olabilmem için Arapça öğrenmemi istiyordu. Sonrasında tercüme kursuna, askeri dil okuluna gittim. 8200’de sahalara göre görevlendiriliyorsunuz. Ben açık istihbaratla ilgilenen birimdeydim. Süreç içinde tüm sahaları, şiveleri ve Orta Doğu siyasetini öğrendim,” ifadelerini kullandı.

Müslümanların bilinçaltına sızmak için Kuran ayetlerini ve İslami terminolojiyi nasıl kullandıklarını da anlatan Adraee, “Dil gerçek bir köprüdür, bu bir klişe değil. (Bölgede) Bana ‘Şeyh Avichay’ diyorlar çünkü Kur’an’dan ve Hadislerden çok fazla alıntı yapıyorum. Bu onlar için çok şey ifade ediyor,” dedi. Programın ilerleyen bölümlerinde, Mısır’daki bir anısını aktarırken Siyonist eğitim sisteminde Müslümanların kutsallarının istihbari amaçlarla nasıl ezberletildiğini de örnekledi. “Lisede (Kuran’daki) her şeyi ezbere öğrendik. Fatiha Suresini ezbere biliyoruz. Hatta onu okuyunca Mısır’daki bir satıcı ‘Amin’ dedi ve eşyaları bize bedavaya verdi,” şeklinde konuştu.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu