Somali’de Yabancı Güçlerin Çekilmesi: Yeni Dönem Başlıyor

Somali’deki yabancı güçlerin çekilme süreci, siyasi istikrar arayışını beraberinde getiriyor. Bölgesel liderler, yeni stratejiler üzerinde duruyor.

Afrika’nın Somali’deki barış koruma misyonu, önemli bir dönüm noktasına ulaşmış durumda. Askeri angajmanların yerini alacak siyasi çözümler üzerinde yeniden düşünme çağrıları yükseliyor.

Geçtiğimiz hafta asker gönderen ülkelerin liderleri, derinleşen finansman krizinin etkisiyle, yaklaşık 20 yıllık misyonun stratejik olarak yeniden değerlendirilmesi gerektiği konusunda uzlaşmaya vardı. Bu çerçevede, planlanan çekilme tarihinden 18 ay önce düzenli bir çekilme sürecine geçiş yapma kararı alındı.

Bu durum, bölgesel liderlerin askeri operasyonların Somali’yi istikrara kavuşturma konusunda yetersiz kaldığını açıkça ortaya koyuyor. Liderler, Somali Federal Hükümeti’ne Eş Şebab ile mücadele ederken kapsayıcı bir siyasi diyalog sürdürmesi yönünde baskı yapıyor.

Uganda’nın Speke Resort Munyonyo’da 31 Temmuz’da düzenlenen olağanüstü zirvede, Uganda, Kenya, Burundi, Etiyopya, Mısır, Cibuti ve Somali liderleri, Afrika Birliği’nin Somali’deki misyonu için düzenli ve aşamalı bir çıkış planı oluşturma konusunda anlaştı.

Bu karar, Birleşmiş Milletler Destek Ofisi’nin (UNSOS) ABD desteğini sonlandırmasının ardından yaşanan mali krizin bir sonucu olarak geldi. AUSSOM’un başlangıcında öngörülen beş yıllık görev süresinin yerine, zirvede BM’nin lojistik desteğinin yalnızca 18 ila 24 ay daha sürdürüleceği önerildi.

Liderler, bu süre zarfında Somali’nin güvenlik güçlerinin güçlendirilmesi ve Afrika Birliği birliklerinin ayrılmadan önce güvenlik sorumluluklarının aşamalı olarak devredilmesi gerektiğini belirtti. Bu karar, misyonun ömrünü 12 ila 18 ay kısaltmış oldu.

Zirve sırasında savunma kuvvetleri komutanlarına, Nisan 2025’te alınan kararların uygulanması için Mogadişu’da toplanmaları talimatı verildi. Bu toplantılarda Eş Şebab’ı zayıflatmaya yönelik operasyonların yoğunlaştırılması da ele alınacak.

Ayrıca, bölgesel liderler Somali hükümetine, Eş Şebab’dan geri alınan bölgeleri korumak için yerel milis ve mobil güçlerin silah altına alınmasını hızlandırma çağrısında bulundu. Bu adım, BM tarafından uygulanan asker azaltmalarının ardından Somali güvenlik güçlerinin 2024’te yaşadığı toprak kayıplarının tekrar yaşanmaması için önem taşıyor.

Mevcut durumda, Afrika Birliği, finansman krizinin asker gönderen ülkeleri, Somali’nin güvenliği için siyasi bir çözüm olmadan sürdürülebilir bir yol bulma konusunda zorlaması üzerine, Somali’deki askeri misyonunun sona ermesini planlamaya başladı. Bu bağlamda, Somali’nin güvenliğinin siyasi bir çözüm olmadan sürdürülebilir olup olmadığını sorguluyor.

Uganda’nın askeri geçişe siyasi bir strateji ile eşlik etme önerisi, zirve öncesindeki toplantılarda gündeme geldi. Uganda, Somali hükümetinin Mogadişu ile federal üye devletler arasında iş birliğini güçlendirecek bir siyasi diyalog için bir yol haritası hazırlamasını önerdi.

Uganda Savunma Bakanı Kiryowa Kiwanuka, kalıcı istikrarın Somali’nin siyasi bölünmelerinin çözümüne bağlı olduğunu vurgulayarak, ulusal sahiplenmenin güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Kiwanuka, “Sürdürülebilirlik için siyasi sorunun çözülmesi gerekiyor. Somali Federal Hükümeti ile federal üye devletler arasındaki diyalog ve iş birliği zorunlu” dedi.

Bu öneri, Somali’nin güvenlik kazanımlarının yanı sıra daha geniş bir siyasi uzlaşı geliştirmemesi durumunda Afrika’nın son barış misyonunun da başarısız olabileceği konusunda artan bir farkındalık oluşturuyor.

Ancak, bu diyalogun Eş Şebab’ı kapsayıp kapsamaması gerektiği konusu tartışmalı olmaya devam ediyor. İsmini vermek istemeyen bir diplomat, “Neden olmasın? Onlar da siyasi iktidarı ele geçirmek için savaşıyorlar. Masaya getirin ve kalıcı barışı sağlayacak bir formül sunun” şeklinde bir görüş belirtti.

Bu önerinin tartışmalara yol açması muhtemel. Zira Eş Şebab, El Kaide ile bağlantısını sürdürüyor ve birçok ülke tarafından terör örgütü olarak tanımlanıyor.

Uganda Cumhurbaşkanı Yoweri Museveni, zirve sonrası yaptığı açıklamada, Somali’deki varlıklarının ilke ve strateji gereği olduğunu vurguladı. Museveni, “Kendimizi Afrika toplumlarına dayatmaya çalışan aşırıcılığı reddettik ve kardeşlerimizle dayanışma içinde olduk” dedi.

Museveni, Afrika’nın farklılıklara saygı gösterme tarihinin kendisine, “Somali’nin kalıcı barış ve istikrara doğru yolculuğunu desteklemeyi sürdürecekleri” konusunda güven verdiğini de ekledi.

Açıklamaları çevrimiçi platformlarda bazı eleştirilerin hedefi oldu. Bazı yorumcular, Uganda’nın Somali’deki askeri varlığının uzunluğu ve amacı hakkında soru işaretleri taşıdıklarını belirtti. Uganda, 2007 yılında Somali’ye asker gönderen ilk ülkelerden biri olmuştu.

Finansmanın sağlanıp sağlanmaması, yalnızca AUSSOM’un çekilme hızını değil, aynı zamanda Somali’nin güvenlik geçişinin başarılı olup olmayacağını da belirleyecek.

1 Ocak 2025’te AUSSOM’un nihai olarak çekilmesi, Afrika Birliği’nin Somali’deki yaklaşık 20 yıllık varlığında son geçişi oluşturacak. AUSSOM, 1 Nisan 2022’de Somali’deki Afrika Birliği Geçiş Misyonu’nun (ATMIS) yerini almıştı. ATMIS ise 2007 yılında Uganda’nın ilk asker gönderdiği Afrika Birliği Misyonu’nun (AMISOM) yerini almıştı.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu