Kıyametin Vakti ve İnsanın Sınırları Üzerine Düşünceler

Mahmut Ay, kıyametin vaktinin yalnızca Allah tarafından bilindiğini ve bu konudaki spekülasyonların Kur’an’a aykırı olduğunu vurguluyor.

Yeni Şafak / Mahmut Ay

Kur’an Günlüğü -25. cüz

Mahmut Ay, kıyametin ne zaman kopacağına dair bilgilerin yalnızca Allah’a ait olduğunu belirterek, bu konudaki spekülasyonların Kur’an’a ters düştüğünü ifade ediyor. Ay, Hz. Muhammed’in (sav) bile kıyametin vaktini bilmediğini hatırlatarak, bu konuda yapılan tahminlerin “gayba taş atmak” anlamına geldiğini vurguluyor. İslam tarihi boyunca bazı kişilerin kıyametin zamanı hakkında çeşitli tahminlerde bulunduğunu, bu tahminlerin çoğunun da yanlış çıktığını belirtiyor. Dolayısıyla, bu tür spekülasyonlardan kaçınmanın Kur’an’a iman etmenin bir gerekliliği olduğunu dile getiriyor.

Kur’an’da yer alan “O’nun bilgisi olmadan ne bir meyve tomurcuğundan çıkar ne de bir dişi hamile kalır” ayetini hatırlatan Ay, Allah’ın el-Alîm sıfatıyla her şeyi ezeli ilmiyle bildiğini ifade ediyor. O’nun bilgisi, zamanla sınırlı olmayıp, kâinatta meydana gelen her şey O’nun bilgisi dahilindedir. Bu bağlamda, insanın varlığının da O’nun ilminde ezeli ve ebedi olduğunu vurguluyor.

Ay, dünya hayatında karşılaşılan nimetlerin de bir imtihan olduğunu belirtiyor. İnsanlar, nimetler karşısında genellikle Allah’tan uzaklaşırken, sıkıntılarla karşılaştıklarında hemen dua ve yalvarışa yöneldiklerini ifade ediyor. Gerçek müminler için hem nimetlerin hem de musibetlerin Allah’a yakınlaştırıcı unsurlar olduğunu, zira her şeyin O’nun tecellisi olarak görüldüğünü dile getiriyor.

“Biz, onlara delillerimizi hem dış dünyada hem de iç dünyalarında göstereceğiz” ifadesiyle, evrendeki her şeyin Allah’ın varlığını gösteren birer delil olduğunu belirtiyor. Bilimsel keşiflerin ve içsel deneyimlerin, insanları Allah’ın varlığına yönlendirdiğini ifade eden Ay, bu delilleri görebilmek için manevi gözlerin açık olması gerektiğini vurguluyor.

Ay, “Göklerdeki ve yerdeki her şey O’nundur” ayetiyle, evrende var olan hiçbir şeyin bağımsız olmadığını, her şeyin Allah’a ait olduğunu ifade ediyor. Bu bağlamda, insanın da O’na ait olduğunu ve O’ndan bağımsız olmadığını belirtiyor. Varlığın özünü anlamanın, Allah’a ait olduğunu idrak etmekle mümkün olduğunu vurguluyor.

Son olarak, insanların çoğunun Allah’a inançlarını şirkle karıştırdığını belirten Ay, Mekkelilerin de Allah’a inanırken putlara tapmalarının Kur’an nezdinde kabul edilmediğini ifade ediyor. Kur’an’ın, tüm insanları yalın bir tevhid inancına davet ettiğini ve Allah dışında hiçbir varlığa koruyuculuk atfedilmemesi gerektiğini vurguluyor. Tevhid inancını benimseyenlerin, Allah dışında hiçbir kimseye özel bir koruyuculuk sıfatı vermemesi gerektiğini belirtiyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu