Gazze’de Eğitim Mücadelesi: İki Çocuğunu Kaybeden Öğretmen

İki çocuğunu kaybeden Gazzeli öğretmen, eğitim mücadelesini sürdürerek direnişin sembolü oldu.

İslami Analiz / Haber Merkezi

Gazze’deki direnişin en güçlü örneklerinden biri olan Dr. Nur el-Hüda en-Nebi, Siyonist İsrail’in saldırıları sonucu iki çocuğunu kaybetmesine rağmen eğitim mücadelesinden vazgeçmedi. ‘Haki El-Bilad’ yayınında yaşadıklarını paylaşan Dr. Nur, Ahmed ve Rasha’nın şehit olmasının ardından yaşadığı acıyı nasıl geride bıraktığını ve mülteci çadırlarında eğitim seferberliğini nasıl sürdürdüğünü anlattı.

Acısını içe dönerek aşmaya çalışan Dr. Nur, kayıplarının onu durdurmasına izin vermediğini ifade etti. “İnsanların acıya teslim olup hayatlarını durdurmalarını doğru bulmuyorum. Gözyaşlarım zayıflık değil, her gün ağlasam da ertesi gün daha güçlü ayağa kalkıyorum. Onları kaybetmiş olsam da, o çadırlardaki öğrencilerin hepsini kendi evladım gibi görüyorum. ‘Hepsi bizim çocuklarımız’ diyerek bu mücadeleyi sürdürüyorum,” dedi.

Dr. Nur, Siyonist rejimin Filistin halkını eğitimsiz bırakma hedefini vurgulayarak, eğitim sistemine yapılan saldırılara dikkat çekti. “Bizim gazımız veya petrolümüz yok; tek gerçek servetimiz eğitimdir. İşgal yönetimi, eğitim sisteminin sadece bir parçasını değil, tüm sistemini tahrip etti. İçeriye eğitim için gerekli hiçbir aracın girmesine izin verilmiyor. Eğitimsizliğe alışırsak, gelecekte bizi bekleyen tehlikelerle karşılaşırız,” şeklinde konuştu.

Çocukların günlük yaşamının sadece hayatta kalma mücadelesine indirgenmesine karşı çıkan Dr. Nur, çadır okullarındaki durumu çarpıcı bir şekilde aktardı. “Öğrencilerimin sadece su taşıdığı ve ailelerinin ihtiyaçlarını karşılamak için kuyruklarda beklediği bir hayata alışmalarını istemiyorum. Daha değerli bir gayeleri olmalı. Çadırlarda öğrenciler doğrudan yerde oturuyor. Masa, sandalye, defter, kalem yok. Ne yapıyoruz? Yardım olarak dağıtılan bisküvi kartonlarını alıp panolara dönüştürüyoruz ve üzerlerine yazıyoruz. Bazen de çadırın brandasına yazarak ders işliyoruz. Elimde tek bir boş kağıt varsa, onu öğrenciye veriyorum. Amaç, o asgari bilginin unutulmaması ve öğrencinin öğrenmeye devam etmesidir,” dedi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu