Pangolinler neden yok olma tehlikesiyle karşı karşıya?

Pangolinler, sert pulları ve savunma biçimleriyle dikkat çekiyor. Kaçak avcılık, yasa dışı ticaret ve habitat kaybı, türlerin geleceğini tehdit ediyor.

Vücutlarını kaplayan sert pulları ve tehlike anında top gibi kıvrılmalarıyla tanınan pangolinler, insan faaliyetleri nedeniyle yok olma riski taşıyor. Dünyada yasa dışı ticarete en fazla konu olan memeliler arasında bulunan bu canlılar, Afrika ve Asya’daki doğal yaşamın önemli bir parçasını oluşturuyor.

Pullu karıncayiyen olarak da bilinen pangolinler, görünüşleri sürüngenleri andırsa da memelidir. Bilinen sekiz pangolin türünün tamamı Afrika ve Asya’da yaşamını sürdürüyor.

Tehlike anında pullarıyla korunuyor

Pangolinin en belirgin özelliği, keratinden oluşan sert pullarıdır. İnsan tırnaklarında da bulunan keratin maddesinden meydana gelen bu pullar, hayvanın vücudunun büyük bölümünü kaplar. Pangolin bir tehdit hissettiğinde başını ön ayaklarıyla korur ve gövdesini tamamen kıvırarak sıkı bir top hâline gelir.

Bu memelilerin dişleri bulunmaz. Uzun ve yapışkan dilleriyle karınca ve termitleri toplayarak beslenirler. Bazı türlerde dilin uzunluğu hayvanın vücut uzunluğunu aşabilir. Genellikle geceleri aktif olan pangolinler, güçlü pençeleriyle böcek yuvalarını açar.

Kaçak avcılık ve habitat kaybı tehdidi

Pangolinlerin doğal savunma mekanizması yırtıcılara karşı etkili olsa da insan kaynaklı tehditleri engellemeye yetmiyor. Etleri bazı bölgelerde tüketilirken pulları, bilimsel olarak kanıtlanmış bir tedavi özelliği bulunmamasına rağmen geleneksel tıp amacıyla yasa dışı biçimde alınıp satılıyor.

Dünya Doğa ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği’nin (IUCN) 2025 değerlendirmesine göre, sekiz pangolin türünün tamamı aşırı avlanma ve yaşam alanı kaybı nedeniyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. 2016-2024 döneminde 75 ülkede, 500 binden fazla pangoline denk gelen yasa dışı ürünün ele geçirildiği tahmin ediliyor. Bu miktarın, kaçak ticaretin gerçek boyutunu tam olarak yansıtmadığı belirtiliyor.

Pangolinlerin uluslararası ticareti, 2017’den bu yana CITES kapsamında en yüksek koruma düzeyine tabi. Buna rağmen yasa dışı avcılık sürüyor. Ormanların tahrip edilmesi ve doğal yaşam alanlarının daralması da türlerin geleceğini belirsizleştiriyor.

Canlıların korunmasına ilişkin sorumluluk

Kur’an-ı Kerim’in En’âm Suresi’nin 38. ayetinde, yeryüzünde yaşayan hayvanlar ve uçan kuşların da insanlar gibi topluluklar oluşturduğu ifade ediliyor: “Yeryüzünde yürüyen hiçbir hayvan ve iki kanadıyla uçan hiçbir kuş yoktur ki, sizin gibi birer topluluk olmasınlar…”

Bu yaklaşım, her canlının doğada kendine özgü bir yeri bulunduğuna işaret ediyor. Karınca ve termitlerle beslenen pangolinler de ekosistemdeki doğal dengenin korunmasına katkı sağlıyor. A’râf Suresi’nin 56. ayetinde yer alan “Islah edilmesinden sonra yeryüzünde bozgunculuk yapmayın” ifadesi de doğaya ve canlılara karşı sorumluluk bilincini hatırlatıyor.

Pangolinlerin korunması yalnızca tek bir memeli türünün geleceğini güvence altına almakla sınırlı değil; biyolojik çeşitliliğin, doğal yaşam alanlarının ve ekolojik dengenin korunması açısından da önem taşıyor. Kaçak avcılığın önlenmesi, yasa dışı hayvan ticaretiyle mücadele edilmesi ve ormanların korunması, bu canlıların yaşatılması için temel adımlar arasında bulunuyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu