Sürdürülebilirlik ve Lojistik E-Ticareti Rekabette Öne Çıkarıyor
DHL eCommerce raporu, sürdürülebilirliğin e-ticaret işletmeleri için rekabet avantajı sağladığını ve sınır ötesi satışların arttığını ortaya koyuyor.
DHL eCommerce Türkiye, ABD ve İngiltere dahil olmak üzere 19 ülkede faaliyet gösteren e-ticaret işletmelerinin katılımıyla hazırladığı 2025 İşletmelere Özel E-Ticaret Trendleri Raporu’nu yayımladı. Bu rapor, farklı sektörlerden binlerce küçük, orta ve büyük ölçekli online perakendecinin satış stratejilerini, operasyonel önceliklerini ve küresel pazarlara bakış açılarını gözler önüne seriyor. E-ticaret ekosisteminin sürdürülebilirlik, sınır ötesi satışlar ve lojistik deneyimi etrafında yeniden şekillendiği ortaya konuyor.
Raporu değerlendiren DHL eCommerce Türkiye CEO’su Kağan Gündüz, e-ticarette rekabetin üç ana eksende yoğunlaştığını belirterek, “2025 itibarıyla sektör, sürdürülebilirlik, lojistik deneyimi ve sınır ötesi büyüme etrafında önemli bir dönüşüm geçiriyor. Bu unsurlar, artık satış dönüşümünü doğrudan etkileyen ve markaların değerini artıran stratejik faktörler haline geldi. E-ticaret, daha şeffaf, çevreci ve hızlı bir modele doğru evriliyor. Lojistik altyapısı, müşteri memnuniyetinin ötesinde bir rekabet avantajı sağlıyor. DHL eCommerce olarak, hızlı, güvenli ve sorumlu hizmet anlayışımızla işletmelere destek vermekteyiz.” diye konuştu.
DHL eCommerce İşletmelere Özel E-Ticaret Trendleri Raporu, e-ticaret işletmelerinin küresel pazarlara entegrasyonunun hızlandığını ortaya koyuyor. İşletmelerin yüzde 64’ü sınır ötesi satış yaparken, büyük ölçekli şirketlerde bu oran yüzde 81’e kadar çıkıyor. Almanya, Fransa ve ABD, en yoğun satış yapılan ülkeler arasında yer alıyor. İşletmelerin yüzde 62’si, yabancı kullanıcılar için yerel dil ve para birimi seçenekleri sunarak müşteri deneyimini iyileştiriyor. Ancak, yüksek teslimat maliyetleri (yüzde 53), iade giderleri (yüzde 41) ve gümrük süreçleri (yüzde 36) uluslararası satışların önündeki başlıca zorluklar arasında bulunuyor.
Teslimat ve iade süreçleri, e-ticarette satın alma kararlarını etkileyen önemli faktörler haline gelmiştir. Rapora göre, işletmelerin yüzde 96’sı sundukları lojistik deneyimin satış için kritik olduğunu vurguluyor. Ücretsiz teslimat ve iade seçeneği sunan işletmelerin yüzde 86’sı, bu uygulamanın satışları artırdığını belirtmektedir. Türkiye, Hindistan ve Tayland gibi ülkelerdeki işletmeler bu yöntemi yaygın olarak kullanıyor.
İşletmeler, daha hızlı ve esnek çözümler sunabilmek adına lojistik iş ortaklarının sayısını artırma yoluna gidiyor. Şirketlerin yüzde 43’ü, üç veya daha fazla lojistik hizmet sağlayıcısıyla çalışıyor. Bu oran, büyük işletmelerde yüzde 57’ye, toptancılarda ise yüzde 53’e çıkmaktadır.
Raporun en dikkat çekici bulgularından biri, sürdürülebilirliğin artık işletmeler için bir tercih değil, zorunluluk haline gelmiş olmasıdır. E-ticaret işletmelerinin yüzde 85’i, sürdürülebilirliği faaliyetlerinin merkezine aldıklarını ifade ediyor. Büyük işletmelerde bu oran yüzde 91’e ulaşmaktadır. Türkiye’deki perakendecilerin yüzde 80’i, sürdürülebilir teslimat seçenekleri sunarak dikkat çekiyor.
“Azalt, tekrar kullan ve geri dönüştür” anlayışıyla hareket eden işletmeler, plastik ve gereksiz ambalajı azaltma (yüzde 84), geri dönüşüm talimatları sunma (yüzde 80) ve ikinci el modellerine yönelme (yüzde 71) gibi adımlar atıyor. Türkiye’deki işletmelerin yüzde 59’u, plastik ve gereksiz ambalaj kullanımını azaltma yönünde çaba gösteriyor. Dünya genelinde tüketicilerin yüzde 35’i, sürdürülebilirlik beklentileri karşılanmadığında alışverişten vazgeçtiklerini belirtmektedir. Bu durum, sürdürülebilir uygulamalar olmadan uzun vadeli müşteri sadakatinin sağlanamayacağını göstermektedir.
Rapor ayrıca, online işletmeleri ziyaret eden tüketicilerin sepete attıkları ürünleri satın almadan terk etme nedenlerine de değiniyor. İşletme sahipleri, tüketicilerin alışverişten vazgeçme nedenlerinin her zaman kararsızlıktan kaynaklanmadığını, stokta ürün olmaması ve yetersiz ödeme seçeneklerinin de etkili olduğunu ifade ediyor. Türkiye’deki tüketicilerin sepette ürün bırakma sebepleri arasında sınırlı ödeme seçenekleri (yüzde 24) ve gümrük masrafları (yüzde 22) öne çıkıyor. İşletmeler, bu durumu değiştirmek için indirim ve sadakat ödül programları gibi imkanlar sunuyor.
İşletmelerin yüzde 56’sı, kampanya dönemlerinde satışların arttığını belirtse de, rapora göre tüketiciler artık yalnızca fiyata değil, lojistik hızına, iade kolaylığına ve sürdürülebilir seçeneklere de daha fazla önem veriyor. Bu durum, indirim dönemlerinde rekabet avantajının lojistik ve sürdürülebilir uygulamalar üzerinden şekillendiğini göstermektedir.




