Yunanistan, 2030’a Kadar Savunma Gücünü Yenileyecek
Yunanistan, 2030 yılına kadar silahlı kuvvetlerini modernize etme planını açıkladı. İsrail ile iş birliği ön planda.
Yunanistan, 2030 yılına kadar silahlı kuvvetlerini kapsamlı bir şekilde modernize etmeyi amaçlayan bir programı resmen başlattı. Bu bağlamda, İsrail medyası, yaklaşık 3,5 milyar euro değerindeki “Aşil Kalkanı” hava savunma sisteminin, Türkiye’nin artan askeri kapasitesine karşı bir önlem olarak planlandığını öne sürdü.
Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis’in başkanlığında toplanan Ulusal Güvenlik Konseyi, ülkenin savunma programını onayladı. İsrail’in Maariv gazetesi, bu kararların merkezinde yer alan “Aşil Kalkanı” hava savunma sisteminin, Türkiye’nin son yıllarda gösterdiği askeri gelişmelerle bağlantılı olarak değerlendirildiğini belirtti. Haberde, bu modernizasyonun adeta “Türkiye’ye karşı 3,5 milyar euroluk bir kalkan” anlamına geldiği ifade edildi.
Atina’nın hedefleri arasında sadece yeni silah sistemleri satın almak değil, aynı zamanda İsrail savunma sanayisinin geliştirdiği teknolojilerle çok katmanlı bir hava savunma ağı oluşturmak da yer alıyor. Plan dahilinde, kamikaze dronlar, seyir füzeleri, savaş uçakları ve balistik füzelere karşı entegre bir savunma sistemi kurulması hedefleniyor. Maariv, Yunanistan, İsrail ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) arasında son yıllarda güçlenen savunma iş birliğinin bu projenin önemli bir parçası olduğunu vurguladı.
“Aşil Kalkanı” projesinin temelini büyük ölçüde İsrail savunma sanayisinin geliştirdiği sistemler oluşturacak. Yunanistan’ın envanterinde bulunan Sovyet yapımı OSA-AK ve TOR M1 hava savunma sistemlerinin, Rafael tarafından üretilen SPYDER sistemiyle değiştirilmesi planlanıyor. Uzun süredir kullanılan HAWK sistemleri ise İsrail Havacılık ve Uzay Sanayii tarafından geliştirilen Barak MX sistemiyle desteklenecek. Balistik füzelere karşı en üst savunma katmanında ise Davud Sapanı sisteminin SkyCeptor konfigürasyonuna dayanan yeni bir çözüm uygulanması öngörülüyor. Projede yer alacak füze sistemlerinin, İsrailli Tomer şirketinin geliştirdiği gelişmiş roket motorlarıyla donatılması hedefleniyor.
Savunma Bakanı Nikos Dendias, radarlar, hava savunma bataryaları ve sahadaki birliklerden gelen verilerin tek bir merkezde toplanacağını açıkladı. Yapay zeka destekli komuta sistemi, tehditleri saniyeler içinde analiz ederek öncelik sıralaması yapacak ve hangi hedefe hangi sistemle müdahale edilmesi gerektiğini operatörlere önerecek. Bu sayede Yunanistan, farklı savunma unsurlarını tek dijital ağ altında birleştiren entegre bir yapı kurmayı amaçlıyor.
Kathimerini gazetesi, İsrail ile yürütülen müzakerelerde en önemli konunun operasyonel bağımsızlık olduğunu bildirdi. Taraflar arasında varılan anlaşmaya göre, sistemin yönetim yazılımı tamamen Yunanistan’ın kontrolünde olacak ve İsrail’in sisteme dışarıdan müdahale etmesine izin verilmeyecek. Ayrıca, projenin yaklaşık 700 milyon euro değerindeki kısmının Yunan savunma sanayisi tarafından üstlenilmesi kararlaştırıldı.
“Aşil Kalkanı”, 2030 Savunma Gündemi’nin ilk adımı olarak değerlendiriliyor. Atina’nın önümüzdeki yıllarda İsrail üretimi Heron-1 insansız hava araçları, 10 adet V-BAT İHA ve gerçek zamanlı keşif yapabilen SAR gözlem uydularını envanterine katması planlanıyor. İHA’lara karşı geliştirilen yeni savunma sistemlerinin de bu program kapsamında hizmete alınacağı ifade edildi. Deniz ve hava kuvvetlerinin de modernizasyon programından faydalanacağı belirtiliyor. 2027’den itibaren üç adet C-390 Millennium nakliye uçağının teslim alınması ve gerektiğinde havada yakıt ikmal görevlerinde kullanılabilmesi hedefleniyor. Program dahilinde dört MEKO fırkateyninin denizaltı savunma sistemleriyle modernize edilmesi, 10 özel operasyon su altı aracının hizmete girmesi ve bunların sekizinin Yunanistan’da üretilmesi planlanıyor. Apache taarruz helikopterlerinin ise lazer güdümlü Hellfire füzeleriyle güçlendirilmesi öngörülüyor.
Maariv, bu yatırımların yalnızca askeri modernizasyon olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, İsrail-Yunanistan-GKRY savunma ekseninin yeni bir aşamaya geçtiğini ifade etti. Gazete, 2030 yılına kadar uygulanacak bu dönüşümün, Türkiye’nin bölgesel askeri etkisini dengelemeyi amaçlayan girişimlerden biri olarak görüldüğünü öne sürdü.




