İsrail Savunma Stratejisi Eleştiriliyor: ‘8 Milyar Dolarlık Hata’

İsrail basınında yer alan analiz, ülkenin savunma stratejisini eleştiriyor ve 8 milyar dolarlık savaş uçağı alımını ‘stratejik hata’ olarak nitelendiriyor.

İsrail medyasında yayımlanan çarpıcı bir analiz, ülkenin savunma stratejisine yönelik eleştirileri gündeme taşıdı. Eski İsrail ordusu yetkilisi İzak Brik, hava kuvvetlerine aşırı bağımlılığın İsrail’i gelecekteki savaşlara karşı savunmasız bıraktığını belirterek, milyarlarca dolarlık savaş uçağı yatırımlarını ‘stratejik hata’ olarak nitelendirdi.

Brik, Maariv gazetesinde yayımlanan analizinde, yıllardır İsrail ordusunun hava gücünü ön plana çıkaran bir anlayışla yönetildiğini ifade etti. ‘İsrail Savunma Kuvvetleri değil, hava kuvvetleri var’ diyen Brik, insanlı savaş uçaklarının savunma konseptinin merkezine yerleştirilmesinin kara ordusunu zayıflattığını ve çok katmanlı savaş kapasitesini azalttığını savundu.

Analizde, güçlü hava kuvvetleri lobisinin yıllardır bütçenin büyük bir kısmını kendi sistemlerine yönlendirdiği ve bunun da ordunun diğer kritik alanlarda geri kalmasına yol açtığı ileri sürüldü. Brik, savaş uçaklarına yapılan dev yatırımlar nedeniyle kara kuvvetlerinin ihmal edildiğini öne sürdü.

Son yıllarda İsrail’in kara ordusunun ciddi ölçüde küçüldüğü ve çok cepheli bir savaş senaryosunda tüm sınırları aynı anda koruyabilecek kapasitesini kaybettiği iddia edildi. İsrail’in kara, hava ve deniz unsurlarını eş zamanlı kullanabilecek dengeli bir askeri yapıya sahip olması gerektiği, ancak mevcut sistemin büyük ölçüde hava gücüne dayandığı vurgulandı.

Analizin dikkat çekici bölümlerinden biri, Mayıs 2026’da onaylandığı belirtilen yaklaşık 8 milyar dolarlık savaş uçağı alımına yönelik eleştirilerdi. Brik, dördüncü F-35 filosu ve ek F-15IA savaş uçaklarının satın alınmasını kapsayan programın gelecekteki savaş ihtiyaçlarıyla uyumlu olmadığını savundu. Savaş alanlarının hızla değiştiği ve insansız hava araçlarının giderek daha belirleyici hale geldiği ifade edildi. Yüksek maliyetli savaş uçaklarına yapılan yatırımların ise İsrail’i ‘eski savaş paradigmasına’ bağlı tuttuğu belirtildi.

Brik, aynı kaynakların farklı alanlara yönlendirilmesi durumunda çok daha geniş bir savunma kapasitesi oluşturulabileceğini öne sürdü. Milyarlarca dolarlık bütçeyle insansız hava araçları, otonom sistemler, yeni nesil lazer silahları ve kara kuvvetlerinin modernizasyonuna yatırım yapılabileceği ifade edildi. Savunma bütçesinin büyük bölümünün savaş uçaklarına ayrılmasının, bu alanlardaki projelerin geri planda kalmasına yol açtığı vurgulandı.

Brik, gelecekte İsrail’in aynı anda binlerce insansız hava aracı, balistik füze ve çok cepheli saldırılarla karşılaşabileceği uyarısında bulundu. Mevcut savunma yapısının bu tür tehditlere karşı yeterli olmayabileceğini belirten Brik, ordunun savunma konseptinde köklü değişikliklere ihtiyaç duyduğunu ifade etti. Kara kuvvetleri, hava gücü ve insansız sistemler arasında yeni bir denge kurulması gerektiği, aksi halde İsrail’in gelecekte ciddi stratejik risklerle karşı karşıya kalabileceği vurgulandı.

Maariv’deki değerlendirmede, İsrail’in savunma anlayışını yeniden şekillendirmemesi halinde gelecekteki savaşlara hazırlıksız yakalanabileceği belirtildi. Brik, mevcut yaklaşımı ‘vizyon eksikliği ve kibirin bedeli’ olarak tanımlarken, savaşın kurallarının değiştiğini ve ordunun bu değişime uyum sağlaması gerektiğini savundu.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu