Yemek Sanayisinde NACE Kodu Krizi ve Çözüm Arayışları
Yemek sanayisinde NACE kodu güncellemesiyle yaşanan sorunlar, istihdam teşvikleri ve vergi indirimlerini etkiliyor.
Türkiye genelinde milyonlarca insana toplu yemek hizmeti sunan ve istihdam açısından önemli bir yer tutan hazır yemek sektörü, NACE kodu güncellemesi sonrası ciddi bir bürokratik sorunla karşı karşıya kalmış durumda. Yapılan kod değişikliği, yemek sanayicilerinin “sanayi” tanımının dışına itilme riskiyle birlikte, istihdam teşvikleri ve kurumlar vergisi indirimlerinden mahrum kalma tehlikesini de beraberinde getiriyor. Sektörün çatı kuruluşları olan İYSAD ve YESİDEF, yaşanan sıkıntıların giderilmesi amacıyla Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Dr. İsmail İlhan Hatipoğlu ile bir araya gelerek bir çözüm dosyası sundular. YESİDEF Başkan Vekili Sedat Zincirkıran, bu sistemsel hatanın sektöre getirdiği mali yükün sürdürülemez olduğunu ve acil bir düzeltme beklediklerini ifade etti.
NACE kodu karmaşasının sektöre ağır bir mali yük getirdiğine dikkat çeken Zincirkıran, hazır yemek firmalarının haksız yere sanayici haklarından mahrum bırakıldığını belirtti. İstihdam teşviklerinin kesilmesi ve kurumlar vergisi indirimlerinin ortadan kalkmasının doğrudan üretim ve maliyetler üzerinde olumsuz etkiler yaratacağını vurgulayan Zincirkıran, Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Dr. İsmail İlhan Hatipoğlu ile gerçekleştirilen görüşmeye dair şu bilgileri paylaştı: “Yemek sanayisi, tarladan masaya uzanan geniş bir tedarik zincirini ve nitelikli bir iş gücünü yönetmektedir. NACE kodlarındaki bu sistemsel hata nedeniyle firmalarımızın sanayici kimliğinin sorgulanması, ciddi bir finansal yük doğurmuştur. Bakan Yardımcımız Dr. İsmail İlhan Hatipoğlu ile yaptığımız görüşme oldukça verimli geçti. Kendisi sektörün yaşadığı mağduriyeti ve haklılığını net bir şekilde kabul etti. Bu bürokratik karmaşanın ve sistemsel hatanın en kısa sürede düzeltilmesi gerektiği yönünde somut bir irade beyan edildi. Sürecin takipçisiyiz.”
Dünyanın gözünün COP31 sürecinde sıfır atık, karbon emisyonlarının azaltılması ve döngüsel ekonomi modeline çevrildiği bu dönemde, hazır yemek sektörünün “sanayici” statüsünü kaybetmesinin sürdürülebilirlik hedeflerine de olumsuz etki yapacağını belirten Zincirkıran, mevzuat engellerinin yeşil yatırımları yavaşlattığına dikkat çekti. Yemek sanayisinin organik atık yönetimi ve sıfır atık politikalarında kritik bir rol oynadığını hatırlatan Zincirkıran, “Biz yalnızca yemek üretmiyoruz; döngüsel ekonominin ve sıfır atık yönetiminin en stratejik halkasını oluşturuyoruz. COP31 hedefleri doğrultusunda tüm dünyada sanayinin yeşil modernizasyonu için teşvikler artırılırken, Türkiye’de yemek sanayisinin mevzuat kısıtlamalarıyla geriye itilmesi büyük bir çelişkidir. Teşvik ve desteklerden mahrum bırakılan bir sektörün, yüksek maliyetli yeşil dönüşüm ve sürdürülebilirlik yatırımlarını tek başına karşılaması mümkün değildir. Sektörümüzün küresel standartlara uyum sağlayabilmesi ve sıfır atık vizyonunu sürdürebilmesi için ‘sanayici’ statümüzün yasal olarak korunması gerekmektedir.” dedi.
NACE kodu, Avrupa Birliği standartlarında ekonomik faaliyetleri sınıflandırmak için kullanılan altı haneli özel bir koddur. Şirketlerin faaliyet alanlarını resmi olarak tanımlar ve işletmelerin “az tehlikeli”, “tehlikeli” veya “çok tehlikeli” olarak sınıflandırılmasına olanak tanır. Bu durum, iş sağlığı ve güvenliği (İSG) yükümlülüklerinin belirlenmesinde önemli bir rol oynar.




