Kur’an Üzerinde Düşünmenin Önemi ve Gerekliliği

Kur’an üzerinde düşünmenin önemi ve gerekliliği vurgulanıyor. Düşünmek, inanç ve anlayışın derinleşmesine katkı sağlıyor.

“Hâlâ Kur’an üzerinde derinlemesine düşünmeyecekler mi? Eğer O (Kur’an), Allah’tan başkası tarafından gelmiş olsaydı, içinde birçok tutarsızlık bulurlardı.” Nisa, 82

Hz. Peygamber’e (s.a.a) yönelik yapılan iftiralardan biri, ‘Kur’an’ı ona bir başkasının öğrettiği’ iddiasıdır. “Kesinlikle biz onların: ‘Kur’an’ı ona yalnızca bir insan öğretiyor’ dediklerini biliyoruz…” İşte bu iddialara karşılık olarak bu ayet indirilmiştir.

İnsanların sözleri ve yazıları genellikle zamanla değişim gösterir veya çelişkiler barındırır. Ancak Kur’an, savaş ve barışta, yalnızlık ve kalabalıkta, güçlü ve zayıf anlarda, zamanın her döneminde, yani her koşulda, çelişki içermeden, hiç eğitim almamış bir kişinin dilinden 23 yıl boyunca insanlara iletilmiştir. Bu durum, Kur’an’ın bir insanın eseri değil, Allah’ın kelamı olduğunun açık bir göstergesidir.

Kur’an’da düşünmek, her bireye hitap eden bir emir olarak öne çıkmaktadır. Bu durum, düşünen her kişinin mutlaka bir sonuca ulaşacağını göstermektedir. Hz. Ali (a.s) Kur’an’ın anlam derinliği hakkında şöyle buyurmuştur: “Kur’an, derinliği anlaşılamayan bir deniz gibidir.”

Ayet üzerinde dikkatlice düşünerek birçok değerli sonuç elde edebiliriz. Bunların başlıcaları şunlardır:

Kur’an üzerinde düşünmemek, Allah tarafından kınanmaktadır. “Düşünmeyecekler mi?”

Kur’an üzerinde düşünmek, nifak hastalığını gideren bir ilaçtır. “Eğer o, Allah’tan başkası tarafından gelmiş olsaydı, onda birçok tutarsızlık bulurlardı.”

İslam ve Kur’an’a olan yaklaşımın yolu, taklit değil düşünmek ve akletmektir. “Düşünmeyecekler mi?”

Kur’an, herkesin düşünmeye davet edildiği bir metin olarak öne çıkmaktadır. İnsanlar, Kur’an’ın bilgilerini anlamaya çalıştıkça daha derin bir anlayışa ulaşacaklardır. “Kur’an üzerinde düşünmeyecekler mi?”

Kur’an’da çelişki olduğu düşüncesi, yalnızca yüzeysel bir bakış açısının ve düşünmemenin sonucudur. “Düşünmeyecekler mi?”

Kur’an, Hz. Peygamber (s.a.a)’in risaletinin gerçekliğine de bir delil teşkil etmektedir. “Eğer O, Allah’tan başkası tarafından gelmiş olsaydı…”

Ayetlerin tamamının çelişkiden uzak olması, kaynağının herhangi bir değişime uğramayacağının göstergesidir. “Eğer O, Allah’tan başkası tarafından gelmiş olsaydı…”

Allah’tan gelen her şey hak ve sabittir; çelişkiden, karışıklıktan ve tutarsızlıktan uzaktır. “Eğer O, Allah’tan başkası tarafından gelmiş olsaydı, onda birçok tutarsızlık bulurlardı.”

İlahi olmayan her türlü kanun, çelişki ve tutarsızlık barındırma potansiyeline sahiptir. “Eğer O, Allah’tan başkası tarafından gelmiş olsaydı, onda birçok tutarsızlık bulurlardı.”

Çelişki, değişim ve gelişim, insan düşüncesinin bir gerekliliğidir. “Tutarsızlık bulurlardı.”

Her ideoloji ve düşünce sistemini sorgulamanın en etkili yolu, içindeki çelişkileri ve tutarsızlıkları ortaya koymaktır. “Onda birçok tutarsızlık bulurlardı.”

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu