Arafat’tan Müzdelife’ye Geçiş ve Hac Ritüelleri

Hz. Peygamber’in Arafat’tan Müzdelife’ye geçişi ve hac ritüelleri detaylarıyla ele alındı.

Hz. Peygamber, güneşin batmasıyla birlikte Arafat’tan Müzdelife’ye doğru yola çıktı. Bu sırada, hac ile ilgili söz ve davranışlarını insanlara açıklaması için Üsâme b. Zeyd’i devesinin arkasına oturttu. Yolda ilerlerken, devesi Kusva’nın yularını sıkı tutarak ilerliyordu. Kalabalığın yoğun olduğu yerlerde hızını artırsa da, genel olarak sakin bir şekilde seyahat ediyordu. Önlerine bir tepe çıktığında, onu aşıncaya kadar yularını gevşetiyor ve çevresindekilere acele etmemeleri konusunda uyarılarda bulunuyordu.

Yolda ilerlerken, bir ara devesinden inip ihtiyacını giderdi. Abdest uzuvlarını birkaç kez yıkayarak hafif bir abdest aldıktan sonra tekrar devesine bindi ve Müzdelife’ye ulaştı. Bu esnada, çevresindeki hacılardan biri devesinin yularına yapışarak, “Ya Resûlallah! Beni Cennet’e yaklaştıracak ve Cehennemden uzaklaştıracak işleri bana öğretir misin?” diye sordu. Hz. Peygamber, ona şu yanıtı verdi: “Allah’a yemin ederim ki, sen meseleyi özetleyerek sordun. Beş vakit namazı kıl, farz olduğunda zekâtını ver, Kâbe’yi tavaf et, insanların sana yapmalarını istediğini onlara yap, istemediklerini ise yapma.”

Zilhicce’nin dokuzunu onuna bağlayan gece, Hz. Peygamber Müzdelife’de konakladığı yerde abdest aldı. Akşam ve yatsı namazını, yatsı vaktinde bir ezan ve iki kametle bir arada kıldırdı; akşam namazını üç, yatsı namazını ise kısaltarak iki rekât olarak kıldırdı. Bu iki farz arasında başka bir namaz kılmadı ve öğüt verici bir söz de söylemedi. Ardından istirahate çekilip uzandı. Şafak sökünce kalkarak, cumartesi gününün sabah namazını ilk vaktinde kıldırdı.

Müzdelife’de, Arafat’ta değil de ancak burada katılabilenlerin soruları üzerine de şu açıklamayı yaptı: “Zilhicce’nin 9. günü, önceden Arafat’ta vakfe yapmış veya Arafat sınırları içinde bir an bile bulunmuş olan kişi, sabah namazını Müzdelife’de kılabilirse haccın vaktine erişmiştir. Bunu gerçekleştiremeyen kişi ise haccın vaktini kaçırmıştır.”

Bu gece, saygıdeğer eşleri Sevde ve Ümmü Habibe, Müzdelife’den önce Minâ’ya gitmek için izin istediler. Peygamberimiz, onlara ve yanında bulunacak olan eşi Ümmü Seleme ile diğer kadınlara ve yaşlı-zayıf erkeklere Müzdelife’de durup Allah’ı zikrettikten sonra gitmeleri için izin verdi. Ayrıca, kadınların Minâ’da geceden Cemre-i Akabe’yi taşımalarına da müsaade etti.

Hz. Peygamber, Müzdelife gecesi sabah namazını kıldırdıktan sonra Meşar-ı Haram bölgesine geldi. Kıbleye yönelerek Allah’ı yüceltip dua etti. Ortalık iyice aydınlanıncaya kadar dua etmeye devam etti. Güneş doğmadan önce, kendisini izleyen ve öğrendiklerini aktarması için Fazl b. Abbas’ı devesinin arkasına oturtarak Müzdelife’den Minâ’ya doğru yola çıktı.

Minâ’ya inilirken, güneşin ilk ışıkları altında Hz. Peygamber’i ilk kez gören insanlar onu göstererek, “İşte mübarek yüzlü Peygamber” diye işaret ettiler. Cevap almak için çevresine yaklaşanlar arasında bir kadın, “Babam, bineği üzerinde duramayacak kadar yaşlıyken Hac farz kılındı. Ben onun yerine Hac yapabilir miyim?” diye sordu. Hz. Peygamber, “Evet, baban adına Hac yapabilirsin.” yanıtını verdi. Bu esnada, soru soran kadınla Fazl arasında bakışmalar oldu ve Peygamberimiz Fazl’ın yüzünü diğer bir yöne çevirdi.

(DEVAM EDECEK)

ALİ RIZA DEMİRCAN

HOCAMIZIN DİĞER YAZILARINI OKUMAK İÇİN LÜTFEN BU LİNKİ ZİYARET EDİNİZ

İSLAMİ HABER “MİRAT”

YOUTUBE

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu