Suriye’de Kürtlerin ABD’ye Güveni: İhanet Mi, Zorunluluk Mu?

Suriye’deki gelişmeler ışığında Kürtlerin ABD ile işbirliği ve yaşanan ihanet tartışmaları derinlemesine ele alınıyor.

Suriye’deki son gelişmeler, özellikle cihatçıların SDG kontrolündeki bölgeleri ele geçirmesi ve PYD’ye teslimiyet dayatması ile birlikte, “Kürtler ABD’nin ihanetine uğradı” söylemini gündeme getirdi. Ancak bu ihanet iddiasının arka planını sorgulamakta fayda var.

Birçok yorumcu, bu durumu “gördünüz mü, işte böyle olur” şeklinde değerlendiriyor. Ancak gerçekten bir ihanet söz konusu mu? Bu sorunun yanıtını bulmak için, Suriye’deki Kürt hareketinin geçmişine ve ABD ile olan ilişkilerine bakmak gerekiyor.

Öykünün Başlangıcı

Suriye’deki gelişmeler, sosyal medya platformlarında da yoğun bir şekilde tartışılmakta. Tartışmalarda sıkça dile getirilen bir ifade, “Suriye’de yurttaşlık hakkı olmayan Kürtler, iç savaş sırasında selefi cihatçılar tarafından hedef alındı ve kendilerini korumak zorunda kaldılar” şeklinde öne çıkıyor. Türkiye ise o dönemde IŞİD’e karşı Kürtlere destek vermek yerine, cihatçılara destek olmayı tercih etti. ABD ise Irak’taki IŞİD tehdidini durdurmak için Kürtlere destek verdi.

Bu bağlamda, Kürtlerin ABD ile işbirliğini bir mecburiyet olarak görmesi, Suriye’deki Kürt milliyetçi hareketinin ABD ile olan ilişkisini anlamak açısından önemlidir. IŞİD’in bölgedeki terör eylemleri, Kürtlerin ABD ile işbirliği yapmasına yol açtı. Ancak bu işbirliğinin arka planında yatan gerçekler, genellikle göz ardı ediliyor.

2011 yılında başlayan Arap Baharı süreci, Suriye devletinin düşürülmesi için ABD’nin öncülüğünde gerçekleştirilen bir emperyalist provokasyondu. Türkiye, bu operasyona aktif olarak katıldı ve cihatçılara destek verdi. ABD’nin bu süreçteki rolü ise herkes tarafından biliniyordu. Suriye’deki Kürt hareketi, bu karmaşık durum içerisinde pragmatik bir yaklaşım benimseyerek ABD planlarının yanında yer aldı.

Dostluk ve İhanet

Kürtlerin ABD’nin ihanetine uğradığını söyleyebilmek için, ABD’nin daha önce dost olduğu varsayımını kabul etmek gerekiyor. Ancak tarihsel olarak emperyalizmin dostluk tanımadığı açıktır. Bu noktada, yalnızca PYD’nin değil, birçok aktörün ABD ile işbirliği yaptığı gerçeği göz önünde bulundurulmalıdır.

<strongTürkiye'deki Amerikancılık

Bugün, “Kürtler ABD’nin ihanetine uğradı” diyenlerin bir kısmı, ABD ile olan dostluğu sorgulamaktan kaçınıyor. AKP hükümeti, son dönemde tam anlamıyla bir Amerikancı çizgiye geçti. Suriye’deki gelişmeler, emperyalizmin çıkarlarının çeliştiği anda, tüm taraflara zarar verebileceğini gösteriyor. ABD’nin dostluğuna güvenmek, tarihsel bir yanılgıdan başka bir şey değildir.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu