İsrail Askerleri: Kontrol Yerleşimcilerin Elinde
İsrail askerleri, yerleşimcilerin kontrolü ele geçirdiğini ve ordunun otoritesini hiçe saydığını itiraf etti.
İsrail’in Gazze Şeridi’nde yarattığı yıkım, bölgedeki Filistinlilerin evsiz kalmasına, açlık ve ölümle yüzleşmesine neden olurken, bu durum Batı Şeria’daki Yahudi yerleşimcileri de cesaretlendirdi. İsrail merkezli muhalif gazete Haaretz’e konuşan bazı askerler, yasadışı yerleşimcilerin ordunun otoritesini hiçe sayarak bölgede kontrolü büyük ölçüde ele geçirdiğini ifade etti. Askerler, yerleşimcilerin izinsiz kontrol noktaları kurduğunu ve ordunun emirlerine uymadığını, buna ek olarak kendilerine engel olmaya çalışan askerleri tehdit edip saldırdıklarını belirtti.
İsrail ordusu, 7 Ekim 2023’ten sonra Batı Şeria’daki yerleşimlerden yaklaşık 5 bin 500 kişiyi yedek asker olarak görevlendirdi. Askeri üniforma giymiş olan bu yerleşimciler, yasadışı yerleşim alanlarında ve Filistin köylerinin çevresinde görev yapmaya başladı. Ancak yerleşimcilerin karıştığı olayların artması üzerine, İsrail ordusu Ocak 2024’te bu birliklerin faaliyetlerini yerleşim alanlarıyla sınırlama kararı aldı. Yine de, getirilen kısıtlamalar yasadışı yerleşimcilerin Filistin köylerine girmesini ve ordunun emirlerini ihlal etmesini engelleyemedi.
Yerleşimcilerin İsrail ordusuna karşı cesaret gösterdiği en çarpıcı örneklerden biri Güney El Halil Tepeleri’nde yaşandı. Haaretz’e konuşan yedek asker N., Filistin köyü Susya’nın yakınında yerleşimciler tarafından bir karakol kurulduğunu ve tahliye taleplerinin dikkate alınmadığını aktardı. N., yerleşimcilerin gerginlik yaratma amacında olduklarını belirterek, tahliye talebinin ancak bir yerleşimcinin bir Filistinliyi ağır yaralamasının ardından kabul edildiğini ifade etti. Tahliye sürecinde askeri araçla bölgeye gelen yerleşimcilerin, kendilerini durdurmaya çalışan bir askerin bacağını ezdiğini de sözlerine ekledi.
Benzer bir olay, 2024 yılında yine Güney El Halil Tepeleri’nde yaşandı. Yedek subay G., Filistinli bir ailenin evine giren yerleşimcileri çıkarmaya çalışırken saldırıya uğradığını anlattı. G., yerleşimcilerin köpeklerini üzerime saldığını ve kendisini ısırmaya çalıştığını belirtti. Ayrıca, bir yerleşimcinin olayı üstlerine bildirmesi durumunda kendisini cinsel tacizle suçlamakla tehdit ettiğini, yaşananların vücut kamerasına kaydedilmesine rağmen komutanlarından destek görmediğini ifade etti. G., tugay komutanının ertesi gün kendisi yerine yerleşimciyle görüşmesi üzerine geri adım attığını da dile getirdi.
Nablus bölgesinde görev yapan komutan M. ise yerleşimcilerin, Ebal Dağı yakınlarında el konulan Filistinlilere ait araçların parçalarını askerlerin gözü önünde söktüğünü söyledi. Yerleşimcilerin, kendilerine müdahale eden bir askere “Alıyoruz, bunlar bizim” diyerek araçları “savaş ganimeti” olarak gördüklerini ve bu konuda hahamlardan izin aldıklarını savunduklarını belirtti. Batı Şeria’da görev yapan D. ise, “Biz bekçi köpeği gibi çalışıyoruz. Bütün gün yerleşimcilerin peşinde bir olaydan diğerine koşturuyoruz” şeklinde konuştu.
Öte yandan, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun yaptığı son açıklamada, “15 maddelik Gazze planını kabul etmediğini” belirtmesine rağmen, kapalı kapılar ardında Washington’a farklı bir mesaj verdiği iddia ediliyor. İsrail merkezli Kanal 12, Netanyahu’nun geçen hafta Trump’ın damadı Jared Kushner ile yaptığı görüşmede, “Hamas’ın silah bırakacağına inanmadığını ancak ABD’nin planına şans vermeye hazır olduğunu” ifade ettiğini öne sürdü. Netanyahu’nun, bu çerçevede Gazze’ye yönelik saldırıların azaltılması ve İsrail ordusunun “Sarı Hat”ın batısına ilerlememesi konusunda taahhütte bulunduğu iddia ediliyor.
Beyaz Saray, Netanyahu’nun sert açıklamalarını, “İsrail’deki yaklaşan seçimlerin bir parçası olarak değerlendirdiğini” bildirdi. Axios’a konuşan üst düzey bir ABD’li yetkili, Beyaz Saray’ın Netanyahu’nun açıklamalarından rahatsızlık duymadığını belirterek, “Bibi’nin siyasi ihtiyaçlarını anlıyoruz. Özellikle Gazze’ye yönelik saldırıları sınırlama konusunda bizden gelen talepleri yerine getirdiği sürece bununla bir sorunumuz yok” dedi. İsrail parlamentosu Knesset, yasal olarak izin verilen son tarih olan 27 Ekim’de genel seçimlerin yapılacağını duyurmuştu.




