İran Savaşının Sağlık Üzerindeki Etkileri ve Helyum Krizi

İran savaşı nedeniyle helyum arzındaki düşüş, Türkiye’nin sağlık sektörünü nasıl etkileyebilir? Kriz hakkında detaylar.

İran’da devam eden ABD-İsrail saldırıları, Hürmüz Boğazı üzerinden geçen helyum arzını tehdit ediyor. Bu durum, tıbbi görüntüleme teknolojilerinde kritik bir öneme sahip olan helyum gazının tedarikinde sorunlara yol açabilir. 6Wresearch’in 2021-2027 yıllarını kapsayan raporuna göre, Türkiye’nin helyum ihtiyacı her yıl düzenli olarak artış göstermekte. Helyum, özellikle manyetik rezonans görüntüleme (MR) cihazlarının işleyişinde önemli bir rol oynuyor.

Helyum, evrende hidrojenin ardından en yaygın ikinci element olmasına rağmen, dünya üzerindeki miktarı oldukça sınırlıdır. Genellikle doğal gaz yataklarından yan ürün olarak elde edilen helyumun, küresel üretiminin yaklaşık üçte biri Katar’ın Ras Laffan tesisinden sağlanıyordu. Ancak, Şubat ayı sonlarında İran kaynaklı insansız hava aracı ve füze saldırıları bu tesisin üretimini durdurdu. Bu durum, hem Katar’daki üretim kesintilerini hem de Hürmüz Boğazı’ndaki nakliye kısıtlamalarını etkileyerek uluslararası arzı olumsuz yönde etkiledi. Son gelişmelerle birlikte helyum fiyatları, Şubat ayına göre yüzde 40-100 oranında artış gösterdi.

MR cihazlarının süper iletken mıknatıslarını -269 derece sıcaklıkta tutmak için helyuma ihtiyaç vardır. Eğer bu sağlanamazsa, cihazların işlevselliği ciddi şekilde etkilenebilir. Ayrıca, yarı iletken üretimi gibi stratejik alanlarda da helyum kritik bir öneme sahiptir. Mevcut kriz nedeniyle teknoloji sektörü, rezerv stoklarını korumaya çalışıyor. Ancak savaşın uzaması ve arzın daralması, MR cihazlarının bakım ve servis süreçlerinde gecikmelere yol açabilir.

Türkiye’nin bu krizden nasıl etkileneceği merak konusu. 6Wresearch’in raporuna göre, Türkiye’nin helyum pazarındaki durumu, sınırlı yerli üretim ve dışa bağımlılık ile şekilleniyor. Raporda, Türkiye’nin helyum ihtiyacının 2027 yılına kadar artış göstermesi bekleniyor. Özellikle Katar, ABD ve diğer büyük üreticilerden tedarik edilen helyum, sağlık ve endüstri sektörlerinde kullanılmakta. Bu bağımlılık, küresel arz daralmalarının Türkiye’yi doğrudan etkileyebileceğini göstermektedir.

Şu an için Türkiye’de MR taramalarında herhangi bir duraksama yaşanmadığı ve ciddi kesintilerin olmadığı belirtiliyor. Mevcut tedarik zincirleri ve stokların henüz kritik seviyelere düşmediği, hastanelerin rutin hizmetlerini sürdürebildiği ifade ediliyor. Ancak, savaşın uzaması durumunda tüm dünyada fiyat artışlarının kaçınılmaz olabileceği vurgulanıyor.

2021-2027 döneminde Türkiye’deki helyum talebinin yılda yaklaşık yüzde 8 oranında artacağı öngörülüyor. Pazarın büyümesinde sağlık, elektronik ve havacılık sektörlerinin etkisi büyük. MR cihazları, yarı iletken üretimi ve roket uygulamaları gibi kritik alanlarda helyum kullanımı artış göstermektedir.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu