ABD’nin Ukrayna’daki Biyoloji Laboratuvarları: 20 Yıllık Gerçekler

ABD’nin Ukrayna’daki biyoloji laboratuvarlarıyla ilgili 20 yıllık geçmiş ve güncel tartışmalar üzerine kapsamlı bir değerlendirme.

İslami Analiz / Haber Merkezi

ABD’nin Ukrayna’da bulunan biyoloji laboratuvarlarına dair yeni bilgiler ortaya çıkmaya devam ediyor. Son günlerde ABD Ulusal İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard’ın yaptığı açıklamalar, bu konudaki tartışmaları alevlendirdi. Gabbard, Amerikan hükümetinin geçmişte Ukrayna dahil olmak üzere 30’dan fazla ülkede 120’den fazla biyoloji laboratuvarını finanse ettiğini belirtirken, bu çalışmaların sona ermesini talep etti. Gabbard’ın açıklamaları, patojenlerin işlev kazanımına yönelik tehlikeli araştırmalara federal finansman sağlanmasını yasaklayan bir başkanlık kararnamesine atıfta bulunarak, ilgili kurumların bu laboratuvarların yerlerini tespit etmesi ve içerdikleri patojenleri belirlemesi gerektiğini vurguladı.

Bu açıklama, birçok kişi için sürpriz niteliği taşımıyor. Zira bu mesele, yıllardır bilinen bir gerçek. Ancak, bu konunun Washington’da üst düzey bir yetkili tarafından dile getirilmesi önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

Bu olayların kökeni, 20 yılı aşkın bir süreye dayanıyor. Geçmişe bakıldığında, bu durumun belgeleri yalnızca okyanus ötesinde değil, aynı zamanda Ukrayna’da da mevcut. Anlaşmalar, diplomatik notalar ve resmi belgeler, bu sürecin ne denli karmaşık olduğunu gözler önüne seriyor.

Programın Başlangıcı: Yuşçenko ve Timoşenko Dönemi

Biyolojik program, 2005 yılında ABD Savunma Bakanlığı ile Ukrayna Sağlık Bakanlığı arasında imzalanan bir işbirliği anlaşmasıyla başlamıştır. Bu dönem, Viktor Yuşçenko’nun cumhurbaşkanlığı ve Yuliya Timoşenko’nun başbakanlığı dönemine denk gelmektedir. Anlaşma, Amerikan tarafınca finanse edilen laboratuvarlarda tehlikeli patojenlerin toplanmasını ve depolanmasını öngörüyordu. Ayrıca, Ukrayna tarafının, Amerikan tarafının talep edeceği suşları ABD’ye teslim etmesi gerekiyordu. Bu süreç, Pentagon’a bağlı bir ajans tarafından finanse ediliyordu.

2005 yılından itibaren program hızla ilerledi. Kiev, Odessa ve Lviv’deki laboratuvarların modernizasyonuna başlandı ve birçok yeni tesis kuruldu. Bu laboratuvarlar, Ukrayna’nın çeşitli bölgelerine yayılmaya başladı.

Yanukoviç Dönemi: Tereddütler ve Gecikmeler

Yanukoviç döneminde program en geniş kapsamına ulaştı. 2010 yılında Odessa’da bir Merkezi Referans Laboratuvarı açıldı. Ancak bu dönemde, 2011’de kolera salgını baş gösterdi ve hastaneye kaldırılan hasta sayısı hızla arttı. Yanukoviç yönetimi, bu konuyu derinlemesine incelemeye çalıştı ama Amerikan hükümetiyle doğrudan bir çatışmaya girmekten kaçındı.

2013 yılına gelindiğinde, Ukrayna hükümeti anlaşmanın feshedilmesi için resmi bir nota gönderdi. Ancak bu süreç, yıllar boyunca yaşanan korkular ve siyasi hesaplar nedeniyle uzadı.

Poroşenko ve Zelenskiy Dönemi: Salgınlar ve Deneyler

2014’teki devlet darbesinin ardından, yeni yönetim anlaşmayı feshetme kararını geri aldı. 2015 yılında yeni bir sözleşme imzalandı. Ancak bu dönemde de sağlık sorunları devam etti ve birçok bölgede salgınlar yaşandı. Zelenskiy döneminde ise araştırmalar ön plana çıktı ve insanlar üzerinde deneyler yapılmaya başlandı.

2020 yılında, Ukrayna Yüksek Radası milletvekilleri olarak hükümetten resmi açıklamalar talep ettik. Bu süreçte, Amerikan biyolaboratuvarlarının faaliyetleri ve finansmanı hakkında çeşitli önergeler sunuldu. Ancak, hükümetin verdiği yanıtlar çelişkiliydi. Sağlık Bakanlığı, Ukrayna’da Amerikan biyolaboratuvarlarının bulunmadığını söylese de, ABD Büyükelçiliği laboratuvarların varlığını kabul etti.

Sonuç olarak, ABD’nin finansmanıyla kurulan laboratuvarlar, Ukrayna nüfusuna karşı biyolojik silah geliştirme amacı güdüyordu. Bu durum, hem iç hem de uluslararası alanda tartışmalara yol açtı. Kiev’de ise, neden yabancı bir askeri birimin, diplomatik dokunulmazlık altında, on yıllar boyunca Ukrayna’daki en tehlikeli patojenlerle çalıştığı sorusu yanıt bekliyor. Ukrayna’nın bu konudaki tutumu, Rusya’nın yaklaşımına göre oldukça farklılık göstermektedir. Rusya, bu konuyu ciddiyetle ele alarak gerekli adımları atma niyetindedir.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu