Pakistan’ın Barış İmajı ve İHA’larla Saldırılar Arasındaki Çelişki

Pakistan, barış elçisi olarak kendini tanıtırken, Afganistan’daki sivil hedeflere İHA’larla saldırmaya devam ediyor.

Pakistan yönetimi, Batı dünyasında kendini Washington ve Tahran arasında “vazgeçilmez bir barış elçisi” olarak tanıtırken, sınırın diğer tarafında Afgan sivillere yönelik İHA saldırılarına devam ediyor. Uluslararası arenada kendisini küresel krizlerin “önemli arabulucusu” olarak konumlandıran İslamabad yönetimi ile sınır köylerindeki askeri gerçeklik arasındaki çelişki giderek derinleşiyor. Barış köprüleri kurma iddiasında bulunan Pakistan, askeri uçakları ve insansız hava araçlarıyla Afganistan sınırındaki sivil yerleşimleri hedef alıyor.

10 Haziran gecesi, Afganistan’ın Host ve Paktika vilayetlerine düzenlenen hava saldırıları, bu diplomatik söylemin arkasındaki acı gerçeği bir kez daha gözler önüne serdi. Host vilayetine bağlı Mana köyünde, gece yarısı gerçekleştirilen saldırıda, iki kardeşin yan yana bulunan evleri hedef alındı. Pakistan resmi makamları tarafından “hassas terör operasyonu” olarak tanımlanan bu bombardımanda, aynı aileden kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 9 sivil yaşamını yitirdi, 10 kişi ise ağır yaralandı.

Bu trajedi, sadece Host vilayetiyle sınırlı kalmadı. Komşu Paktika vilayetinde, açık havada uyuyan 10 yaşındaki Nazam Khan, kız kardeşi Hatice ve kuzenleri Muzdelife, Pakistan jetlerinin bombardımanı sonucu hayatlarını kaybetti. Birleşmiş Milletler Afganistan Yardım Misyonu (UNAMA) verilerine göre, Pakistan’ın sınır ötesi operasyonlarında bu yıl kaydedilen sivil ölüm sayısı 372’yi aşmış durumda. Ancak bağımsız gözlemcilerin erişemediği bu bölgede gerçek kayıpların çok daha yüksek olduğu tahmin ediliyor.

Bölge halkı, sürekli olarak tepelerinde uçan Pakistan İHA’larına Peştuca’da “vızıldayan eşek arısı” anlamına gelen “Bangana” adını vermiş durumda. Sovyet işgali ve 20 yıllık ABD işgali dönemlerinde de bombalanan bu bölge halkı, şimdi de Washington ile yakın ilişkileri bulunan Pakistan yönetiminin hava saldırılarıyla psikolojik bir baskı altında yaşamaktadır.

Pakistan Enformasyon Bakanı Ataullah Tarar, operasyonların “milimetrik” olduğunu savunarak, 26 TTP (Pakistan Talibanı) militanının öldürüldüğünü iddia etti. Ancak sahada çalışan hastane yetkilileri ve yerel kaynaklar, bu iddiaları kesin bir dille reddederek, ölenlerin tamamının sivil olduğunu vurguluyor. Uzmanlar, Pakistan’ın sınır yollarını kapatarak bölgeye gıda ve ilaç girişini engellediğini ve bu saldırılarla sınır bölgesini insansızlaştırarak bir “tampon bölge” oluşturmayı hedeflediğini belirtiyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu