12 Eylül: Bir Neslin Üzerine Çöken Karanlık Dönem
BBP, 12 Eylül darbesinin millet iradesi, hukuk ve gençlik üzerinde bıraktığı ağır izlere dikkat çekerek darbelerle hesaplaşma çağrısı yaptı.
Büyük Birlik Partisi, 12 Eylül 1980 darbesinin yıl dönümünde yayımladığı mesajda, askeri müdahalenin Türkiye’nin siyasi hayatında derin ve ağır izler bıraktığını belirtti. Açıklamada, 12 Eylül’ün yalnızca Meclis’in kapatıldığı bir tarih değil, milletin seçme ve kendi geleceğini belirleme hakkının da yok sayıldığı karanlık bir dönem olduğu ifade edildi.
Partinin açıklamasında, darbe sabahı tankların sokağa çıkmasının yanı sıra hukukun emir-komuta zincirine bağlandığı, siyasi iradenin susturulduğu ve toplumun düşünce özgürlüğünün baskı altına alındığı vurgulandı. Sağ ve sol görüşlü çok sayıda gencin çatışma ortamının bedelini ağır biçimde ödediği, idamlar ve cezaevi uygulamaları nedeniyle ailelerin büyük acılar yaşadığı kaydedildi.
Darbecilerin adalet tesis etmek yerine korkuyu toplumun tamamına yaydığı belirtilen mesajda, idam cezalarının ve hukukun darbe düzenine meşruiyet kazandırmak için kullanıldığı savunuldu. Cezaevlerinde ve işkence merkezlerinde yaşananların, Türkiye’nin toplumsal hafızasında silinmesi mümkün olmayan yaralar açtığına dikkat çekildi.
Açıklamada, 12 Eylül döneminin mağdurları arasında şehit BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun da bulunduğu hatırlatıldı. Yazıcıoğlu’nun herhangi bir mahkûmiyet kararı olmaksızın gençliğinin yedi buçuk yılını cezaevinde geçirdiği, Mamak’ta ağır zulüm ve haksızlıklara maruz kaldığı belirtildi. Buna rağmen Yazıcıoğlu’nun cezaevinden kin duygusuyla değil, milletine ve devletine bağlılığını koruyarak çıktığı ifade edildi.
Mesajda, Yazıcıoğlu’nun mücadelesinin devlete karşı değil, devleti millet iradesinden uzaklaştıran anlayışa karşı olduğu vurgulandı. Devlet adına yapılan haksızlıklar karşısında sessiz kalınamayacağı belirtilirken, devletin yıpratılmasına karşı çıkanlarla devlet gücünü kullanarak millete zulmedenlere karşı aynı kararlılıkla durulduğu kaydedildi.
Büyük Birlik Partisi, devletin ve Meclis’in millete ait olduğunu, egemenliğin kayıtsız ve şartsız milletin elinde bulunduğunu belirtti. Açıklamada, sandıkla verilen yetkinin yalnızca sandık yoluyla geri alınabileceği ifade edilerek hiçbir makamın veya vesayet odağının kendisini millet iradesinin üzerinde göremeyeceği mesajı verildi.
12 Eylül’le gerçek anlamda hesaplaşmanın yalnızca darbecileri kınamakla sınırlı olamayacağı belirtilen açıklamada; millet iradesinin üstün kılınması, hukukun hiçbir gücün emrine verilmemesi ve vesayetçi anlayıştan arındırılmış sivil bir anayasanın oluşturulması gerektiği savunuldu.
Darbenin sağcısının ya da solcusunun, iyisinin veya meşru olanının bulunamayacağı ifade edilen mesajda, darbeciliğin hangi gerekçeyle savunulursa savunulsun milletin egemenlik hakkını gasbetmek anlamına geldiği vurgulandı. BBP, dün olduğu gibi bugün de darbelere, muhtıralara ve her türlü vesayet girişimine karşı olduğunu bildirdi.
Açıklamanın sonunda, 12 Eylül döneminde hayatını kaybeden ve zulme uğrayan vatandaşlar anılırken, Muhsin Yazıcıoğlu başta olmak üzere cezaevlerinde inancını, şahsiyetini ve vatan sevgisini koruyan dava insanları saygı ve minnetle yâd edildi.




