Aşk ve Taht başlıyor: Dizi gerçek tarih mi, kurgu mu?
Aşk ve Taht dizisi, Sultan Alaeddin Keykubat’ın zindandan Selçuklu tahtına uzanan mücadelesini anlatıyor. Peki dizi gerçek tarihe mi dayanıyor?
ATV’nin yeni yayın dönemindeki yapımlarından Aşk ve Taht, Bozdağ Film imzasıyla izleyici karşısına çıkıyor. Akın Akınözü, Merjem Šiljak ve Simay Barlas’ın başrollerini paylaştığı dizi, Anadolu Selçuklu Devleti’nin 13. yüzyıldaki dönemini ekrana taşıyor.
Aşk ve Taht’ın hikâyesi, Sultan Alaeddin Keykubat’ın sekiz yıllık zindan hayatının ardından özgürlüğüne kavuşarak Selçuklu tahtına geçmesiyle şekilleniyor. Ancak hükümdarlık makamına ulaşması, onun için mücadelenin sonu değil, yeni bir başlangıç oluyor. Alaeddin Keykubat, bir yandan tahtını korumaya çalışırken diğer yandan geçmişinden kalan izlerle yüzleşiyor.
Aşk ve Taht dizisinin konusu
Dizide Alaeddin Keykubat’ın hayatı, Alanya Prensesi Destina ile kesişiyor. Geçmişte kimliklerini bilmeden karşılaşan ikilinin ilişkisi, Alaeddin’in sultan olmasıyla birlikte farklı bir boyut kazanıyor. Selçulara karşı öfke duyan Destina, hisleriyle intikam duygusu arasında kalırken Alaeddin de hem devletini ayakta tutmaya hem de geçmişindeki sırların izini sürmeye çalışıyor.
Yapımın oyuncu kadrosunda başrollerin yanı sıra Ayça Bingöl, Cem Bender, Halil İbrahim Ceyhan, Ferit Kaya, Ceren Benderlioğlu, Emrah Altıntoprak ve Murat Serezli de yer alıyor.
Aşk ve Taht gerçek tarih mi?
Aşk ve Taht, yaşanmış tarihî olayları birebir aktaran bir belgesel niteliği taşımıyor. Dizi, Sultan I. Alaeddin Keykubat ve Anadolu Selçuklu Devleti dönemindeki tarihî kişi ve gelişmelerden esinlenen kurgusal bir dönem yapımı olarak hazırlanıyor. Hikâyede tarihî arka plan, karakterler arasındaki ilişkiler ve dramatik olay örgüsüyle birlikte ele alınıyor.




