Doğum İzni Süreleri Sözleşmeli Personelin Kademe İlerlemesine Etki Edecek Mi?

Sözleşmeli personelin doğum izni sürelerinin kademe ilerlemesinde dikkate alınıp alınmayacağına dair hukuki değerlendirmeler.

Doğum izni nedeniyle sözleşmeli personelin pozisyonunun saklı tutulması, bu sürelerin sözleşmeli olarak geçirilen hizmet süresi olarak değerlendirilmemesine yol açmaktadır. Bu durum, kazanılmış hak aylık derece ve kademelerinin tespitinde bu sürelerin dikkate alınamayacağı anlamına gelmektedir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 108. maddesinin (B) bendinde, doğum yapan memura doğum sonrası analık izni süresinin bitiminden itibaren yirmi dört aya kadar aylıksız izin verileceği belirtilmektedir. Ayrıca, kamu kurumlarının kadrolarında çalışan sözleşmeli personelin doğum izni süresinin, kademe ilerlemesinde nasıl değerlendirileceği de merak konusu olmuştur.

Bir kamu denetçiliği başvurusu (B.N.: 2024/5566) ile, sözleşmeli personel pozisyonunda görev yapan bir kişi, kullandığı aylıksız doğum izni sürelerinin kademe ilerlemesinde göz önünde bulundurulmasını talep etmiştir. İdare tarafından sağlanan belgeler doğrultusunda, başvuranın 15.08.2020 tarihinde doğum yapması nedeniyle sözleşmesinin feshedildiği, 30.07.2021 tarihinde tekrar göreve başladığı ve 15.05.2023 tarihinde memur kadrosuna atandığı anlaşılmıştır.

657 sayılı Kanun’un geçici 48. maddesi, memur kadrosuna atananların sözleşmeli personel olarak geçirdikleri hizmet sürelerinin kazanılmış hak aylık derece ve kademelerinin tespitinde değerlendirileceğini belirtmesine rağmen, Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı’nın görüş yazısında, doğum izni süresinin bu değerlendirmeye dahil edilemeyeceği ifade edilmiştir. Dolayısıyla, başvuranın doğum izni süresinin sözleşmeli hizmet süresi olarak sayılmayacağı sonucuna varılmıştır.

Kamu denetçiliği tarafından yapılan inceleme sonucunda, doğum izni nedeniyle sözleşmeli personel pozisyonunun saklı tutulduğu ve bu nedenle doğum izni sürelerinin hizmet süresi olarak değerlendirilemeyeceği tespit edilmiştir. Bu çerçevede, başvuranın talebinin reddedilmesinin hukuka aykırı olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Sonuç olarak, doğum izni nedeniyle sözleşmeli personelin pozisyonlarının saklı tutulması, doğum izninde geçirilen sürelerin kazanılmış hak aylık ve derecelerinde dikkate alınmamasını hukuken engellememektedir. Ancak, istihdam şekline dayalı olarak farklı unvanlar arasında hak kayıplarının önlenmesi ve bu doğrultuda düzenlemelerin yapılması gerektiği vurgulanmaktadır. Kamu hizmetinin etkin bir şekilde yürütülmesi için, unvanlardan ziyade hizmetin kalitesine odaklanılması, performans ve verimlilik kriterlerinin ön planda tutulması gerekmektedir.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu