Yargıtay yıllık izin kararı: Fesih için kritik hüküm

Yargıtay yıllık izin kararı ile işçinin talebi ve onayıyla 10 günden kısa kullanılan izinlerin tek başına haklı fesih gerekçesi sayılamayacağına hükmetti.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, yıllık izinlerin parçalara bölünerek kullandırılmasıyla ilgili dikkat çeken bir karara imza attı. Daire, işçinin isteği ve onayı doğrultusunda 10 günden kısa sürelerle kullandırılan izinlerin, tek başına haklı fesih nedeni kabul edilemeyeceğine hükmetti.

Karar, yıllık izinlerin kanuna aykırı biçimde kullandırıldığını ileri sürerek iş sözleşmesini sona erdiren çalışanlarla ilgili uygulama açısından önem taşıyor. Yargıtay yıllık izin kararı, somut olayın koşullarının ve izin kullanımına ilişkin işçinin iradesinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğine işaret etti.

Uyuşmazlık nasıl başladı?

Dosyadaki bilgilere göre davacı işçi, 16 Aralık 2013 ile 27 Nisan 2022 arasında bir şirkette gümrük müşavir yardımcısı olarak görev yaptı. Çalışan, iş yoğunluğu gerekçe gösterilerek izin taleplerinin geri çevrildiğini ve kendisine tek seferde en fazla altı gün izin verildiğini öne sürdü.

Kullanmadığı izinlerin karşılığının da ödenmediğini savunan işçi, toplam 68 günlük yıllık izin alacağı bulunduğunu belirtti. Bu gerekçelerle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ileri süren davacı, kıdem tazminatı ile yıllık izin ve prim alacaklarının tahsilini istedi.

Çalışan ayrıca 2017 yılının ikinci yarısı ile 2020 yılına ilişkin primlerinin ödenmediğini iddia etti.

İlk mahkeme çalışanı haklı buldu

İlk derece mahkemesi, dosyada bulunan imzalı izin talep formlarını inceleyerek işçinin toplam 48 gün yıllık izin kullandığını tespit etti. Mahkeme, çalışanın kıdem süresine göre 130 gün izin hakkı bulunduğu ve bunun 82 gününün kullanılmadığı kanaatine vardı.

Yıllık izinlerin usulüne uygun kullandırılmadığı sonucuna ulaşan mahkeme, işçinin fesih işlemini haklı buldu. Bu doğrultuda kıdem tazminatı ile 82 günlük yıllık izin ücretinin ödenmesine karar verildi. Prim alacağı ise ispatlanamadığı gerekçesiyle reddedildi.

Bölge adliye mahkemesi kararını inceleyen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, bu kararı kaldırarak ilk derece mahkemesi hükmünü bozdu.

Yıllık izinlerin bölünmesine ilişkin değerlendirme

4857 sayılı İş Kanunu’nun 56. maddesi uyarınca yıllık ücretli izin, kural olarak işveren tarafından bölünerek kullandırılamıyor. Tarafların anlaşması halinde ise izin parçalarından birinin en az 10 gün olması gerekiyor.

Yüksek Mahkeme, bu dosyada kullanılan izin sürelerinin 10 günden kısa olduğunu kabul etti. Ancak izinlerin, çalışanın talebi ve rızasıyla bu şekilde kullandırıldığı sonucuna vardı.

Kararda, işçinin daha uzun süreli izin kullanma talebini en az bir ay önceden yazılı olarak işverene ilettiğinin, ardından işverenin bu süreyi tek taraflı olarak kısalttığının kanıtlanamadığı belirtildi. Ayrıca işverenin uzun bir dönem boyunca hiç izin kullandırmadığı veya izin taleplerini gerekçesiz biçimde reddettiği de ispatlanamadı.

Yargıtay, yerleşik uygulaması doğrultusunda, işçinin kendi talebiyle 10 günden kısa süreler halinde kullandığı izinlerin geçerli sayılması gerektiğine karar verdi. Bu nedenle çalışanın yaptığı feshin haklı nedene dayanmadığı ve kıdem tazminatı talebinin reddedilmesi gerektiği sonucuna ulaşıldı.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu