Fatih Süleyman Denizolgun’dan Alihan Kuriş’e Sert Eleştiriler
Fatih Süleyman Denizolgun, Alihan Kuriş’in İslam’a ve devlete ihanet ettiğini belirtti ve operasyonları destekledi.
Süleyman Hilmi Tunahan’ın torunu Fatih Süleyman Denizolgun, cemaatin tutuklanan lideri Alihan Kuriş hakkında sert açıklamalarda bulundu. Denizolgun, Kuriş’in İslam’a ve devlete ihanet ettiğini öne sürerek, yapılan operasyonları desteklediğini belirtti. Kuriş’in cemaatin gerçek varisi olmadığını, bunun yerine kripto terör örgütleriyle işbirliği içinde bulunduğunu ifade eden Denizolgun, “Alihan Kuriş, Hazreti Üstadımız Dedem Süleyman Hilmi Tunahan Efendinin manevi yolunun vârisi asla değildir. Aksine, dedeme, dedemin yoluna, talebelerine, ümmete, milletimize, devletimize ihanet eden bir aparattır, ama başarısız olmuş bir aparattır” dedi.
Denizolgun, Kuriş’i, cemaatin önceki lideri Arif Ahmet Denizolgun’un 2016’daki ölümünden de sorumlu tuttu. Kuriş’in kuzeni Ali Erhan Kuriş’i “teröristbaşı” olarak nitelendiren Denizolgun, “Amcamın cinayetinden de sorumlu oldular. Camiamızın tabanının çoğu masumdur. Firavun esaretindeki köleler gibi, korku ve istibdat zulmüyle sessizleştirilmiş, korkutulmuş, sindirilmiştir. Amcamın cinayetiyle ilgili olarak, Gülderen Kuriş ve Hilmi Tuna Kuriş de diğer şüpheli olan kişilerdir. Amcam öldürüldü. Adli tıp raporu değiştirildi. Rapora imza atan doktorun, kripto olduğu tescillendi. İmza atan doktorun kendisi itiraf etti” şeklinde konuştu.
Denizolgun, cemaatin hedef hâline gelmediğini ve cemaat tabanının sağduyulu hareket etmesi gerektiğini vurguladı. “Hadis-i şeriflerce, Deccal’den daha tehlikeli olan, kuzu postuna bürünen, aslında kurt gibi olan, yaldızlı sözlerle milletin ve ümmetin imanını çalanlar belli. Kriminal konular, zaten tüm kamuoyu tarafından takip edilmektedir. Yargı, Türk milletimiz adına somut deliller üzerinden karar verir. Yargı bağımsızdır. Hepimize düşen, yargı kararlarını sabırla beklemektir. Vatan hainlerinin kışkırtmaları sebebiyle, asla en küçük provokasyonlara dahi alet olmayın” ifadelerini kullandı. Denizolgun, suçun niteliğinin çıkar amaçlı suç örgütü olduğunu belirterek, cemaat tabanının hedef alınmadığını, aksine azınlık olan bir grubun yargının radarında olduğunu da sözlerine ekledi.
KAYNAK:




