Dalkavukluk: Övgünün Tehlikeleri ve İslam Ahlakı
Dalkavukluk, övgünün tehlikelerini ve İslam ahlakındaki yerini ele alıyoruz.
Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: “Birbirinizi (aşırı şekilde) övmekten sakının. Çünkü bu, (bir nevi) öldürmektir.”
***
Ebû Hüreyre’nin rivayetine göre, Resûlullah (sav), dalkavukluk yapan övücülerin ağızlarına toprak saçmamızı emretmiştir. (T2394 Tirmizî, Zühd, 54; M7505 Müslim, Zühd, 68)
***
Abdurrahman b. Ebû Bekre’nin aktardığına göre, bir adam Hz. Peygamber’in (sav) yanında birisini övdü. Bunun üzerine Hz. Peygamber (sav), ona üç kez, “Yazıklar olsun sana! Kardeşinin boynunu kestin.” dedi. Ardından şöyle ekledi: “Eğer birisi birini methedecekse, ‘Gördüğüm kadarıyla filâncanın şöyle olduğunu sanıyorum. Ameline göre onu hesaba çekecek olan Allah’tır. Allah’ın karşısında hiç kimseyi temize çıkaramam.’ desin.” (B6162 Buhârî, Edeb, 95)
***
Muâviye’nin duyduğuna göre, Resûlullah (sav) yine şöyle buyurmuştur: “Birbirinizi (aşırı şekilde) övmekten sakının. Çünkü bu, (bir nevi) öldürmektir.” (İM3743 İbn Mâce, Edeb, 36; HM16962 İbn Hanbel, IV, 93)
Hz. Peygamber, bir gün ashâbıyla birlikte otururken bir adamdan bahsedildi. O sırada birisi o adamı övünce, Hz. Peygamber (sav), “Yazıklar olsun sana! Kardeşinin boynunu kestin!” diyerek bu sözü üç kez tekrar etti. Sonrasında, “Eğer birisi birini methedecekse, ‘Gördüğüm kadarıyla filâncanın şöyle olduğunu sanıyorum. Ameline göre onu hesaba çekecek olan Allah’tır. Allah’ın karşısında hiç kimseyi temize çıkaramam.’ desin.” dedi.
İslam ahlakında, zenginler ve yüksek mevkideki kişilere aşırı övgüde bulunanlar “dalkavuk” olarak adlandırılırken, bu davranışa da “dalkavukluk” denir. Dalkavuk, karşısındakini aşırı överek ondan menfaat sağlamayı hedefler. Bu tutum, Müslüman’a yakışmayan bir kişilik zafiyetidir.
İnsanlar, saygı kazanmayı ve övülmeyi sever; bu nedenle övgü hoşlarına gider. Ancak yerilmek, bu arzularına ters düştüğü için huzursuz olurlar. Fazilet sahibi kişiler, tanımadıkları insanlar hakkında övgülerde bulunan dalkavuklardan hoşlanmazlar. Dalkavuklar, güç ve iktidar peşindedirler. Her zaman güçlü olanın yanında yer alır ve ona övgüler yağdırırlar. Güç zayıfladığında ise yeni bir gücün yanına geçerler.
Övülen kişi, kibirlenmekten ve kendini beğenmekten kaçınmalıdır. Yapılan övgüleri hoş karşılamamalıdır. Ebû Hüreyre, “Resûlullah (sav), dalkavukluğu âdet hâline getiren övücülerin ağızlarına toprak saçmamızı emretti.” demiştir. Bunun uygulandığına dair sahâbîlerden örnekler de vardır. Bir gün Hz. Osman, bir mecliste yüzüne karşı övüldüğünde, Mikdâd b. Esved yerden bir avuç toprak alarak adamın yüzüne saçtı ve “Resûlullah (sav), ‘İnsanları övmeyi âdet edinenlerle karşılaştığınızda yüzlerine toprak saçın.’ buyurdu.” dedi.
Hz. Peygamber’in bu uyarısını anlamak, dalkavukluğu kınamak ve onun yağcılığına fırsat vermemek şeklinde de mümkündür. Bu, dalkavukluğun toplumsal ilişkilerde hoş karşılanmadığını hissettirmek anlamına gelir. Aynı zamanda, dalkavuğa umduklarının verilmemesi suretiyle dilinden gelebilecek zararlara karşı korunma sağlanmış olur. Nitekim Hz. Ömer’in yanında birisi bir arkadaşını övdüğünde, Hz. Ömer ona, “Adamın canını aldın, Allah da senin canını alsın!” diyerek tepki göstermiştir.
Dalkavukluğun kötü bir davranış olmasının yanı sıra, övülen kişiye de zararları vardır. Övülen kişi, kendini beğenmeye başlar ve kibirlenir. Bu durum, onun iyi niyetle yaptığı işleri terk etmesine neden olabilir.
Hicretin 9. yılında Abdullah b. Şıhhîr, Benî Âmir heyetiyle birlikte Resûlullah’a geldiğinde, Hz. Peygamber’e kabile liderlerini övdüklerinde, Hz. Peygamber’in tepkisini çekmişlerdir. Abdullah b. Şıhhîr, “Biz Hz. Peygamber’in yanına geldik. Ona selâm verip, ‘Sen bizim velîmizsin, sen bizim efendimizsin!’ dedik. O da, ‘Ne söyleyecekseniz söyleyin! Şeytan sizi kendi vekili yapmasın!’ buyurdu.” şeklinde anlatmaktadır.
Sevgili Peygamberimiz, ashâbından fazilet sahibi, cömert ve İslam’ın yayılması için çaba sarf eden kimselere zaman zaman övgülerde bulunmuştur. Bir defasında, ashâb-ı kirâm ile birlikte bir yerde konaklarken, Hz. Peygamber, önlerinden geçen insanların kim olduğunu soruyor ve ardından da onların hakkında düşüncelerini ifade ediyordu. Ebû Hüreyre, geçenlerden birinin Hâlid b. Velîd olduğunu söylediğinde, Hz. Peygamber, “Hâlid b. Velîd, Allah’ın ne iyi kuludur. O, Allah’ın kılıçlarından bir kılıçtır.” buyurmuştur.
Hz. Peygamber, Hz. Ebû Bekir, Hz. Ömer ve daha birçok sahâbî için iltifat içeren sözler söylemiştir. Bu övgüler, onların İslam’ı yaşamaları, dinî gayretleri ve yaptıkları iyi işler için yapılmıştır. Övgü, takdir edilen davranışları ve sahiplerini örnek göstermek anlamına gelir.
Ancak övgüde dikkat edilmesi gereken husus, insanın bilinmeyen yönleriyle ve kendisinde olmayan vasıflarla aşırı şekilde övülmesi ve bunun karşılığında menfaat beklenmesidir. Resûlullah (sav), “Eğer biriniz kardeşini illâ methedecekse, ‘Falanın şöyle olduğunu zannediyorum, Allah’a karşı kimseyi temize çıkaramam.’ desin.” buyurmuştur.
İltifat ile dalkavukluk arasındaki ince çizgiye dikkat çeken Allah Resûlü, övgüde aşırıya kaçılmaması gerektiğini vurgulayarak, bu davranışın toplumsal ilişkilerde olumsuz sonuçlar doğurabileceğini belirtmiştir. “Birbirinizi (aşırı şekilde) övmekten sakınınız. Çünkü bu, (bir nevi) öldürmektir.” demiştir.
Dipnotlar:
1- B6162 Buhârî, Edeb, 95
2- T2394 Tirmizî, Zühd, 54.
3- Hİ6/202 İbn Hacer, İsâbe, VI, 202-203.
4- D4804 Ebû Dâvûd, Edeb, 9
5- MŞ26253 İbn Ebû Şeybe, Musannef, Edeb, 139
6- HM16420 İbn Hanbel, IV, 26.
7- T3846 Tirmizî, Menâkıb, 49.
8- B466 Buhârî, Salât, 80.
9- T3658 Tirmizî, Menâkıb, 14
10- M182 Müslim, Îmân, 82.
11- M7502 Müslim, Zühd, 66.
12- İM3743 İbn Mâce, Edeb, 36




