Sadullah Zarei, Mekke Anlaşması Üzerine Değerlendirmelerde Bulundu
Sadullah Zarei, Mekke Anlaşması’nın kalıcılığı ve etkileri hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu.
Batı Asya uzmanı Sadullah Zarei, Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Güvenlik Anlaşması’nın önceki ittifaklarla benzerlikler taşıdığını ve kalıcılığı konusunda ciddi şüpheler bulunduğunu ifade etti. Zarei, anlaşmanın Mekke’de düzenlenen bir toplantıda ele alınmasının, Suudi Arabistan’ın bu süreçteki etkisinin Türkiye ve Pakistan’a kıyasla daha baskın olduğunu gösterdiğini belirtti.
Zarei, Türkiye’nin NATO üyesi olmasının bu anlaşmanın bölgedeki NATO yapısını tamamlayıcı bir nitelik taşıdığını vurgulayarak, bu durumun anlaşmanın bağımsız bir güvenlik paketi olarak değerlendirilemeyeceğini ortaya koyduğunu söyledi. Ayrıca, Mekke Anlaşması’na imza atan ülkelerin coğrafi konumlarının, İran’a karşı bir tutum sergilediğini ve bu yönün göz ardı edilemeyecek kadar önemli olduğunu ifade etti.
Uzman, tarafların anlaşmanın daha yolun başındayken dağılmasından endişe duyduğunu belirtirken, bu durumun anlaşmanın güvenlik paktı olarak geçerliliği konusunda soru işaretleri oluşturduğunu dile getirdi. Zarei, Mekke Anlaşması’nın, ABD ile İran arasındaki çatışma sürecinde imzalanmış olmasının, Washington’un yaşadığı yenilgi ve İran’ın kazandığı zaferin etkisiyle şekillendiğini vurguladı.
Mekke Anlaşması’nın kalıcılığı konusunda geçmişte benzer pek çok paktın var olduğunu hatırlatan Zarei, özellikle 2015 yılında Yemen savaşında oluşturulan 19 ülkelik koalisyonun zamanla nasıl zayıfladığını örnek gösterdi. Bu durumun, Mekke Anlaşması’nın da kalıcılığına dair ciddi şüpheler oluşturduğunu ifade etti.
Zarei, anlaşmanın içeriğinde yer alan ortak savunma paktı ifadesinin, üye ülkelerin Yemen’deki çatışmalara nasıl yaklaşacakları konusunda belirsizlik yarattığını belirtti. Türkiye ve Pakistan’ın, Yemen’deki iç savaşa dahil olmaları durumunda karşılaşacakları zorlukları da gündeme getirdi.
Uzman, Mekke Anlaşması’nın kavramsal ve uygulama alanında karşılaştığı zorluklara dikkat çekerek, ekonomik çıkarların anlaşmanın temelinde yattığına dair endişelerini dile getirdi. Türkiye ve Pakistan’ın, bu anlaşmayı ekonomik çıkarları doğrultusunda imzalayıp imzalamadıkları konusunda soru işaretleri bulunduğunu belirtti.
Son olarak, Zarei, Suudi Arabistan’ın ABD ile kurduğu güvenlik sisteminin çöküşü sonrası, bölgesel bir güvenlik yapısı oluşturma çabalarının Mekke Anlaşması ile yanıt bulmaya çalıştığını ifade etti. Ancak, Türkiye ve Pakistan’ın Suudi Arabistan’ın endişelerini ne ölçüde paylaştığı konusunda belirsizliklerin devam ettiğini sözlerine ekledi.




