Ankara’da Ailenin Dramı: Tahliye Süreci ve Yeni Zorluklar
Ankara’da kamu lojmanından tahliye edilen ailenin yaşadığı dram ve yeni evde karşılaştıkları zorluklar dikkat çekiyor.
Ankara’da uzun yıllardır kamu lojmanında yaşayan Raziye Kıymet Türkan ve ailesinin durumu, tahliye sürecinin ardından daha da zorlaştı. 28 yaşındaki ağır otistik çocuklarıyla birlikte yaşam mücadelesi veren aile, evsiz kalma tehlikesi ve toplumsal önyargılarla başa çıkmaya çalışıyor.
Aile, 2003 yılından bu yana yaşadıkları kamu lojmanının Cumhurbaşkanlığı’na devredilmesiyle birlikte oturma sürelerinin dolduğuna dair bir tahliye kararıyla karşılaştı. Açılan davada yürütmenin durdurulması talebi reddedildi ve süreç, hukuki olarak idarenin lehine ilerledi.
Ramazan Bayramı arifesinde kendilerine tebliğ edilen tahliye yazısının ardından aile, 27 Mart 2026 tarihinde polis zoruyla evlerinden çıkarıldı. Ayrıca, aileye yaklaşık 300 bin lira tutarında işgaliye borcu da çıkarıldı.
Ailenin en büyük kaygısı, ağır otistik ve zihinsel engelli olan oğulları Musa’nın bu süreçten nasıl etkileneceği. Uzmanlar, bu tür bireylerin alıştıkları ortamdan koparılmasının yoğun stres, kriz ve davranış bozukluklarına yol açabileceğini belirtiyor. Aile, yıllar boyunca aynı evde kalmaya çalıştıklarını ancak buna rağmen tahliye edildiklerini ifade ediyor.
Tahliye sonrasında hızla yeni bir ev bulmak zorunda kalan aile, kiraladıkları evde de rahat edemediklerini belirtiyor. Engelli çocuklarının durumunu gizlemek zorunda kalan aile, komşuların şikayetleri nedeniyle ev sahibi tarafından uyarıldıklarını aktarıyor. Komşuların, “Evde engelli çocuk var, gürültü yapıyor” şeklindeki şikayetleri, aileyi yeniden korkuya sürükledi.
Anne Raziye Kıymet Türkan, yaşadıkları çaresizliği şu sözlerle dile getirdi: “Devlet bizi lojmandan polis zoruyla çıkardı, vatandaş da evinde engelli istemiyor. Biz şimdi ne yapacağız?” Aile, tek istediklerinin engelli oğullarıyla birlikte yaşayabilecekleri uygun ve güvenli bir ortam olduğunu vurguluyor.
Yaşanan bu olaylar, kamu konutu mevzuatını ve sosyal devlet anlayışını yeniden tartışmaya açarken, engelli bireylerin yaşam hakkı konusunu da gündeme getiriyor. Aile, özellikle 2 Nisan Otizm Farkındalık Günü öncesinde yetkililerden destek ve kalıcı bir çözüm bekliyor.




