Bakanlık Müşavirliği’nden Veteriner Hekimliğe Atanan Memurun Davası

Bakanlık Müşaviri iken Veteriner Hekim kadrosuna atanan memurun davası, Anayasa Mahkemesi’nde hak ihlali olarak değerlendirildi.

Bir memurun, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’ndaki ‘Bakanlık Müşaviri’ görevinden ‘Veteriner Hekim’ kadrosuna atanmasıyla ilgili yaşanan olay, Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) taşındı. Başvurucu, 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile yapılan bu atama işleminin iptali için dava açtı. Ancak mahkemelerin, başvurucunun Anayasa’ya aykırılık iddialarını yeterli bir gerekçe ile değerlendirmeden karar vermesi, davanın temel sorununu oluşturdu.

Başvurucu, 6 Eylül 2018 tarihinde yürütmenin durdurulması talebiyle birlikte dava açarak, atama işleminin mesleki kariyerine zarar verdiğini ve kazanılmış haklarını ihlal ettiğini öne sürdü. Ayrıca, atama işleminin dayanağı olan düzenlemenin Anayasa’ya aykırı olduğunu belirterek Anayasa Mahkemesi’ne başvurulmasını talep etti.

Mahkeme, 2 Kasım 2018 tarihinde, telafisi güç veya imkansız zararların doğmadığı ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olmadığı gerekçesiyle yürütmenin durdurulması talebini reddetti. Bölge İdare Mahkemesi de bu kararı uygun bularak başvurucunun itirazını geri çevirdi.

Başvurucu, 375 sayılı KHK’nın geçici 33. maddesinin Anayasa’ya aykırı olduğuna dair itirazlarının, gerekçe gösterilmeksizin reddedildiğini iddia etti. Adalet Bakanlığı ise Anayasa ve ilgili mevzuat hükümlerinin, Anayasa Mahkemesi içtihadı ile birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanında, başvuru formundaki iddialarını yineledi.

AYM, yaptığı incelemede, bir kanun hükmünün Anayasa’ya aykırı olduğu iddiasının temellendirilmiş ve esasa etkili olması durumunda, derece mahkemelerinin bu iddiayı göz ardı edemeyeceğini vurguladı. Mahkemelerin, Anayasa Mahkemesi’ne başvurma zorunluluğu olmasa bile, başvurucunun ciddi anayasallık iddialarını neden geçersiz kıldıklarını ayrıntılı ve ikna edici bir şekilde açıklamaları gerektiğini belirtti.

AYM, uyuşmazlığın dayanağı olan KHK maddesinin daha önce iptal edildiğini hatırlatarak, başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine oy birliğiyle karar verdi.

Sonuç olarak, AYM’nin kararı, KHK’lar ile kadro değişikliği yaşayan kamu görevlileri için mahkemelerin, ‘idarenin takdir yetkisi yoktur, kanun böyle diyor’ şeklindeki yüzeysel gerekçelerinin hak ihlali olarak değerlendirileceğini ortaya koydu. Bu durum, mahkemelerin, kanunun Anayasa’ya uygunluğunu ciddi bir şekilde incelemeleri gerektiğini göstermektedir.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu