Aşırı işlenmiş gıdalar depresyon belirtilerini azaltabilir
Aşırı işlenmiş gıdaları azaltmak, küçük bir çalışmada depresyon belirtilerinin gerilemesiyle ilişkilendirildi. Bulguların doğrulanması için yeni araştırmalar gerekiyor.
Aşırı işlenmiş gıdaların tüketimini azaltmak, depresyon belirtilerinde iyileşmeyle ilişkilendirildi. ABD’deki Kaliforniya Üniversitesi San Francisco (UCSF) araştırmacılarının yürüttüğü pilot çalışmada, bu ürünleri yüzde 85’ten fazla azaltan bazı katılımcılarda belirtilerin gerilediği görüldü.
Aşırı işlenmiş gıdalar; ev mutfaklarında kullanılmayan katkı maddeleri, tatlandırıcılar, renklendiriciler ve koruyucular içeren, aynı zamanda şeker, tuz ve doymuş yağ oranı yüksek, endüstriyel yöntemlerle üretilen hazır ürünler olarak tanımlanıyor. Paketli cips ve krakerler, gazlı ve şekerli içecekler, hazır çorbalar, erişteler, dondurulmuş pizzalar, paketli ekmek ve tatlılar ile sosis ve salam gibi işlenmiş etler bu grupta yer alıyor.
Çalışmada iki farklı beslenme düzeni karşılaştırıldı
Araştırmaya depresyon tanısı bulunan ve yüksek miktarda aşırı işlenmiş gıda tüketen 20 kişi katıldı. Katılımcıların tümünde hipertansiyon, diyabet veya yüksek LDL kolesterol gibi en az bir metabolik bozukluk bulunuyordu. Çalışma süresince ilaç, terapi, egzersiz ve uyku düzenlerini değiştirmemeleri istendi.
Katılımcılar iki gruba ayrıldı. Bir grup mevcut beslenme düzenini sürdürürken, diğer grup aşırı işlenmiş gıda oranı düşük bir beslenme programı uyguladı. Dört haftanın sonunda gruplar beslenme düzenlerini değiştirdi. Müdahalenin bazı katılımcılarda kaygı belirtilerini de azalttığı belirlendi.
Ancak yalnızca 20 kişinin yer aldığı çalışma, sonuçların kesinleştirilmesi için yeterli görülmüyor. 2024’te 15 bin 960 yetişkinin verileriyle yapılan başka bir araştırmada da aşırı işlenmiş gıda tüketimindeki her yüzde 10’luk artış, depresyon belirtileri gösterme riskinde yüzde 10’luk yükselişle ilişkilendirildi.
Bu bulgular, söz konusu gıdaların depresyona doğrudan neden olduğunu kanıtlamıyor. Araştırmaların önemli bir bölümü katılımcıların kendi beyanlarına dayanıyor. UCSF ekibi, daha geniş kapsamlı ikinci aşama çalışması için katılımcı alımına 2028’de başlamayı planlıyor. Sonuçlar JAMA Psychiatry dergisinde yayımlandı.




