İran Savaşı’nın Enerji Piyasalarına Etkisi: 50 Milyar Dolar Kayıp
İran Savaşı’nın enerji piyasalarına etkisi 50 milyar doları aştı. Küresel petrol arzı büyük darbe aldı.
İran ile ABD ve İsrail arasında sağlanan ateşkesin ardından Hürmüz Boğazı, gemi trafiğine tamamen açıldı. Savaşın sona ermiş görünmesi, ekonomik etkilerin gün yüzüne çıkmasına neden oldu. İran Savaşı’nın başlangıcından bu yana geçen yaklaşık 50 günlük süreçte, küresel enerji piyasalarında önemli bir arz kaybı yaşandı. Reuters verileri ve uzman analizlerine göre, üretilemeyen ham petrolün ekonomik değeri 50 milyar doları geçti.
Savaş süresince yaklaşık 500 milyon varil petrolün küresel piyasalara girmediği tahmin ediliyor. Bu durum, dünya genelinde haftalar süren ulaşım ve ekonomik faaliyetlerdeki kesintilerle kıyaslanabilecek bir etki yarattı. Analistlere göre, bu kaybın büyüklüğü, küresel havacılığın yaklaşık 10 hafta durması, kara taşımacılığının 11 gün kesilmesi ve küresel ekonominin 5 gün boyunca petrolsüz kalması gibi senaryolarla eşdeğer.
Mart ayında Körfez bölgesinde günlük yaklaşık 8 milyon varillik üretim kaybı yaşandığı belirtiliyor. Bu rakam, dünyanın en büyük enerji şirketlerinin toplam üretim seviyelerine yakın bir düşüşü gösteriyor. Ayrıca, Körfez Bölgesi’nde jet yakıtı ihracatında da ciddi bir gerileme gözlemlendi. Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Bahreyn ve Umman gibi ülkelerin ihracatı, kısa sürede milyonlarca varil seviyesinden önemli ölçüde düştü.
Yaşanan bu düşüş, New York–Londra hattında yaklaşık 20 bin gidiş-dönüş uçuşunu karşılayabilecek yakıt miktarına denk geliyor ve bu durum küresel lojistik zincirinde baskıyı artırıyor. Savaş süresince petrol fiyatlarının ortalama varil başına 100 dolar seviyesinde seyretmesi, toplam kaybı yaklaşık 50 milyar dolara ulaştırdı. Bu rakam, bazı Avrupa ülkelerinin yıllık ekonomilerine yakın bir büyüklükte.
Hürmüz Boğazı’ndaki ticari akış kısmen açık olmasına rağmen, üretim ve sevkiyatın normale dönmesinin zaman alacağı ifade ediliyor. Hürmüz Boğazı üzerinden geçen enerji trafiğindeki kırılganlık, piyasalardaki belirsizliği artırıyor. Uzmanlar, bazı bölgelerdeki üretim sahalarının yeniden tam kapasiteye ulaşmasının aylar sürebileceğini, rafineri ve LNG tesislerinde yaşanan hasarların ise toparlanma sürecini yıllara yayabileceğini belirtiyor.




