ABD’nin İran’da Mühimmat Stoku Sorunları ve Stratejiler

ABD’nin İran’daki mühimmat stoku azalıyor. Netanyahu’nun stratejileri ve olası saldırı planları gündemde.

ABD’nin İran’da yaşadığı mühimmat darlığı, çeşitli yorumlara yol açıyor. Bazı yorumcular, savaşta bir ülkenin silah stoğunun azalmasının düşmanına avantaj sağlamak anlamına gelip gelmeyeceğini sorguluyor. Bu durum, yaklaşan büyük bir saldırı öncesinde düşmanı rehavete sokmak amacıyla bir algı operasyonu mu sorusunu gündeme getiriyor.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Salı günü Beyaz Saray’da eski Başkan Donald Trump ile bir araya geldi. İsrail basınında yer alan haberlere göre, Netanyahu, Trump ile İran konusunda üç farklı senaryoyu masaya yatırdı: İran ile bir anlaşma sağlamak, ekonomik ablukayı güçlendirmek ve savaşın şiddetini artırmak. Özellikle savaşın yoğunlaştırılması, ABD tarafından ciddi bir seçenek olarak değerlendiriliyor. Wall Street Journal’a göre, Amerikan Merkez Kuvvetleri Komutanı Amiral Brad Cooper, iki hafta sürecek yoğun hava saldırıları düzenlenmesini öneriyor.

Ancak yalnızca hava saldırılarıyla İran’ı teslim almak mümkün mü? ABD’nin Patriot ve THAAD gibi önleyici füze stoklarında ciddi bir azalma yaşandığı iddiaları gündemde. Tahran’ın muhtemel misillemelerine karşı ABD’nin Körfez’deki askeri varlığını koruyacak yeterli Patriot füzesi bulunup bulunmadığı merak ediliyor. Cooper, İran’ın saldırı kapasitesinin azaldığını ve bu nedenle ABD’nin savunma amaçlı mühimmat kullanma ihtiyacının kalmayabileceğini savunuyor. Ancak, Kasım ayındaki ABD Kongre seçimleri öncesinde askeri kayıpların artma ihtimali, Trump için bir risk teşkil ediyor.

Trump’ın, gerilimi artırma eğiliminde olduğu ancak bu tepkinin ne kadar sert olacağı konusunda tereddüt yaşadığı ifade ediliyor. ABD’li düşünce kuruluşu Stratejik ve Uluslararası Araştırmalar Merkezi’nin (CSIS) raporuna göre, savaşın başlangıcından bu yana ABD’nin Patriot füzesi stoğu yüzde 65 oranında azalmış durumda. ABD’nin elinde yaklaşık 759 adet Patriot füzesi kaldığı tahmin ediliyor. Yılda 183 adet üretilen bu füzelerin teslimat süresi ise 3.5 yılı buluyor. Ayrıca, ABD’nin en gelişmiş hava savunma sistemi olan THAAD’ın önleyici füze stokları da İran savaşında yarı yarıya azalmış durumda. THAAD mühimmatı, Patriotlara göre üretim süreci daha uzun ve karmaşık olan bir sistem.

Emekli Deniz Piyade Albayı Steve Ganyard, savunma sanayisinin savaşın hızına yetişemediğini ve bazı füzelerin üretiminin 2 ila 4 yıl sürdüğünü belirtiyor. Trump yönetimi, mevcut stoklardaki azalmadan önceki Joe Biden yönetimini eleştirerek, Ukrayna’ya fazla silah verildiği iddiasında bulunuyor.

Ayrıca, son dönemde ABD’nin İran’ın Natanz Nükleer Tesisi yakınındaki Kazma Dağı Bölgesi’ni vurmayı planladığına dair iddialar ortaya atıldı. Bu bölgedeki tesislere ulaşmak için ABD’nin delici ve yüksek tahrip gücüne sahip mühimmat kullanması gerektiği belirtiliyor. 2025 yazında İran’ın nükleer tesislerine yönelik düzenlenen harekâtta, ABD, B-2 bombardıman uçaklarından atılan 13.6 tonluk GBU-57A/B bombalarını kullanmıştı. Ancak bu mühimmat stoğunun azaldığı ve Şubat 2026’da Boeing ile yeni bir anlaşma yapıldığına dair haberler mevcut.

ABD’nin olası bir saldırıda alternatif mühimmata yönelme ihtimali de gündemde. İran’a yönelik adımlarda Pentagon’un silah envanterinin durumu kritik bir öneme sahip. Trump yönetimi, İsrail’den Suriye ve Lübnan’daki işgallerini sona erdirmesini talep ediyor. Netanyahu, Trump ile görüşmesine elinde bir harita ile giderek, Türkiye’nin Suriye’nin yüzde 5’ini kontrol ettiğini, İsrail’in ise yalnızca yüzde 0.1’ini kontrol ettiğini öne sürdü. Ancak Amerikalı yetkililer, Türkiye’nin Şam’ın onayıyla orada bulunduğunu ve bölgedeki istikrara destek verdiğini biliyor.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu