Dr. Trita Parsi: İsrail’in Hedefinde Türkiye, Mısır ve Suudi Arabistan Var

Dr. Trita Parsi, İsrail’in bölgedeki hedeflerini ve İran’ın stratejilerini analiz etti. Türkiye, Mısır ve Suudi Arabistan potansiyel hedefler arasında.

İslami Analiz / Haber Merkezi

Orta Doğu ve ABD dış politikası üzerine uzmanlaşmış akademisyen Dr. Trita Parsi, İsrail’in bölgedeki hegemonya planları ve İran’ın asimetrik savaş stratejileri üzerine önemli değerlendirmelerde bulundu. Bu analizini el-Cezire’de gerçekleştirdiği bir yayında detaylandıran Parsi, ABD’nin İsrail’e koşulsuz desteğinin Körfez’deki güvenlik dinamiklerini nasıl etkilediğini ve bölge ülkelerinin yeni bir güvenlik modeli oluşturma gerekliliğini vurguladı.

İsrail’in güvenlik stratejisinin yalnızca savunma değil, aynı zamanda diğer bölge ülkelerini zayıflatma üzerine kurulu olduğunu belirten Parsi, Siyonist rejimin İran’dan sonra hedef olarak Türkiye, Mısır veya Suudi Arabistan’ı seçebileceğini ifade etti. Parsi, bu durumu şu sözlerle açıkladı:

“İsrail’in amacı, kendi güvenliğini pekiştirerek diğer ülkelerin güvensizlik içinde yaşamasını sağlamaktır. Hiçbir devletin İsrail hegemonyasını tehdit etmesine izin verilmemelidir. Bu, onların stratejisidir.”

“Eğer İran ile işlerini bitirirlerse, odaklarını Türkiye’ye çevireceklerdir. İsrail medyasında Türkiye’nin bir sonraki büyük tehdit olduğu yönünde bir söylem oluştuğunu görüyoruz. Türkiye’den sonra hedef Mısır ya da Suudi Arabistan olacaktır.”

Parsi, bölgedeki hiçbir devletin güçlenmesine müsaade edilmediğini, çünkü güçlenmenin otomatik olarak İsrail için bir tehdit oluşturduğunu vurguladı. Bu stratejinin İsrail’i komşularıyla sürekli bir çatışma halinde tutma amacı taşıdığını belirtti.

İran’ın ABD ve İsrail karşısında konvansiyonel olmayan yöntemlerle nasıl stratejik bir avantaj sağladığını da ele alan Parsi, asimetrik savaşın ve askeri sansürün etkilerini şu şekilde özetledi:

“İran, ABD’nin savunma bütçesinin yalnızca yüzde 5’ine ulaşmasına rağmen, asimetrik savaş stratejileri ve yüksek motivasyon sayesinde ABD’ye stratejik bir yenilgi yaşatmayı başardı.”

“İran, beklenenden çok daha gelişmiş füze sistemlerine sahip. Bu füzeler, uçuş sırasında 90 dereceye kadar dönüş yapabiliyor ve İsrail’in hava savunma sistemlerini aşabiliyor.”

“İsrail içinde, İran’a yönelik saldırıların görüntülenmesi yasaklandı. Aynı şekilde bazı Körfez ülkelerinde de benzer yasaklar var. Bu nedenle, gerçek duruma dair pek çok görüntü paylaşılmadı.”

Parsi, asimetrik savaş stratejilerinin en zayıf noktaları hedef aldığını ve İsraillilerin yüksek acı toleransına sahip olduğunu belirtti. Bu nedenle, hedefin Körfez İşbirliği Konseyi ülkeleri ve küresel ekonomi olduğunu ifade etti.

ABD’nin İsrail’e sağladığı sınırsız desteğin, bölgedeki diğer müttefikleri tehlikeye attığını da dile getiren Parsi, bölge ülkelerinin kendi güvenlik mekanizmalarını oluşturmaları gerektiğini vurguladı. Parsi, bu konudaki düşüncelerini şu şekilde ifade etti:

“ABD’nin İsrail’i korumak için Körfez ülkelerindeki üslerini korumaktan daha fazlasını yapması gerektiği açık. ABD’nin İsrail’e olan bağlılığı, Körfez ülkeleriyle olan ilişkilerle dengelenmeyecek.”

“ABD, İsrail üzerindeki kısıtlamaları kaldırmakla kalmadı; Gazze’de İsrail’in yapmasına izin verilen eylemler, ABD ordusunun Afganistan veya Irak’ta yapmasına izin verilmedi. Ayrıca, İsrailliler Doha’ya (Katar) saldırmak için rahat hissetmeye başladılar.”

“Bölgedeki tüm ülkelerin, güvenliğin yalnızca kendi iç dinamikleriyle sağlanabileceğini anlamaları gerekiyor. Dış güçlerin müdahalesi işleri daha karmaşık hale getiriyor.”

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu